Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/631 E. 2013/9651 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/631
Karar No
2013/9651
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet I- Müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 30.05.2006 gün ve 2006/5-147-149 sayılı kararında açıklandığı üzere; suç tarihinin ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 01.06.2005 tarihinden önce olduğu ve 5237 sayılı TCK’nun lehe bulunduğunun kabul edildiği durumlarda anılan Yasanın 58. maddesindeki koşulların oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde TCK'nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Yasasa aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Müdafiinin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.10.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/631, K. 2013/9651, T. 10.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-631-e-2013-9651-k-7412b87cf172