Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/4384 E. 2013/12497 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/4384
- Karar No
- 2013/12497
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine 1-17.01,2010 tarihli yakalama tutanağında suça konu trafik tescil belgelerinin araç muayene bölümlerinde hologram bulunmadığının belirtilmesi, dosyada fotokopileri bulunan motorlu araç trafik belgelerinin incelenmesinde, suça konu araç muayene bölümünde hologram bulunmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanıkların hukuki durumunun tayini bakımından; belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olduğu da gözetilerek; muayene işleminin yapılması sırasında hologram yapıştırılması zorunluluğunun hangi tarihte getirildiği araştırılıp tespit edildikten sonra bu husus da nazara alınarak suça konu motorlu araç tescil belgeleri duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, gerekçeli kararda aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2-5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz Önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCK.nun “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir ancak Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurullarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Yasa metinlerindeki ifadelerin tekrarı bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli bir gerekçe değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ... hakkında yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilerek ve yüklenen sahtecilik suçu ile doğrudan bağlantılı olmayan sanık hakkında benzer suçtan açılmış birden fazla kamu davalarının bulunduğu, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen suç işlemeye devam ettiğinden bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini, Her ne kadar mahkemece aynı tüzel kişi adına kayıtlı iki farklı araca sahte vize işlemi yapıldığından bahisle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda” denildiğinden, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, suça konu araç muayene işlemlerinin farklı zamanlarda yapıldığına ilişkin delil bulunmaması, her iki araç ruhsatının da aynı anda ele geçirilmesi, araçlardan birinin çekici, diğerinin de yarı römork olması karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, sanıkların eyleminin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK'nun 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.