Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/3685 E. 2012/12747 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Düzenlemek
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/3685
- Karar No
- 2012/12747
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Düzenlemek
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Mahkumiyet, CMUK.nun 310 ve 315. maddelerince temyiz isteminin reddi Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.05.2007 gün 7/114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi gerekmekte olup, 09.03.2009 günlü hükümde başvuru süresinin başlangıç tarihinin “tefhim ve tebliğden itibaren” denilmek suretiyle yüzüne karşı hüküm tefhim olunan sanık ... temyizin süresi bakımından yanıltılmış, mahkemece 17.03.2009 tarihinde kesinleştirilerek infaza verilen hükme yönelik olarak, 10.03.2010 tarihli vekaletnamesini dosyaya sunan sanık müdafiinin 22.03.2010 havale tarihli dilekçeyle "yargılamanın yenilenmesi, infazın durdurulması ve geriye bırakılması" talebinde bulunduğu ve Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2010 günlü kararıyla talebin reddedilmesi üzerine sanık müdafiinin bu karara yönelik itirazının da Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01.04.2010 gün ve 2010/843 değişik iş nolu kararıyla reddedildiği, sanık müdafiinin mahkemenin 09.03.2009 günlü hükmüne yönelik yazılı emirle bozma talebi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 16.06.2010 günlü yazılarıyla, yazılı emirle bozma talebine konu hükümde kanun yollarının usulüne uygun şekilde gösterilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği, bu nedenle 22.03.2010 havale tarihli "yargılamanın yenilenmesi talebini içeren dilekçenin temyiz dilekçesi olarak mahallinde değerlendirilebileceği" ve kanun yararına bozma yoluna başvurulmayacağının belirtilmesi karşısında, 5271 sayılı CMK'nun 264/1. maddesi uyarınca kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı cihetle, hükmü başka bir şekilde öğrendiğine dair bilgiye ve tebliğ evrakına dosya içerisinde rastlanılmayan sanık müdafiinin 22.03.2010 tarihinde öğrenmekle yaptığı temyiz başvurusunun süresinde kabulü ile mahkemece hukuki dayanaktan yoksun olarak verilen 25.06.2010 gün 2010/150 D.İş nolu temyiz isteminin reddine dair karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Yasa'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.