Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/25135 E. 2013/12054 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/25135
- Karar No
- 2013/12054
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 503/1, 522, 62, 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca neticeten 10.573 TL adli para cezası, 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis I- Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde : Sanığın, suça konu sahte bonoyu şikayetçi aleyhine icra takibine koyarak tahsile çalışmaktan ibaret eyleminin sübutu halinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 504/3. (5237 sayılı TCK 158/1-d) maddesindeki suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen " "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 13.04.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, I-Sanık müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde : Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Borcuna karşılık katılan tarafından 2.000 TL bedelli olarak düzenlenip verilen bononun bedel hanesine “1” rakamı eklemek suretiyle 12.000 TL bedelli hale getirip icra takibine koyarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla sanık hakkında açılan kamu davasında, dosyada fotokopisi bulunan suça konu bono üzerinde yapılan incelemede, bonodaki matbu kısımlar hariç tüm yazı ve rakamların el yazısı ile yazılmasına rağmen tanzim tarihinin kaşe yada numaratör gibi bir aletle basılmış olduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihindeki Türk Ticaret Kanununun 688. maddesine göre düzenleme tarihi bononun zorunlu unsurlarından olup suça konu belgedeki düzenleme tarihinin belgenin icra dairesine ibrazı esnasında bulunmadığının,eksikliğin icra takibine konulma esnasında görevlilerce tamamlandığının tespiti halinde eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle, belgede yer alan tanzim tarihinin baştan beri bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabul ve uygulamaya göre de: suça konu bononun ilk düzenlendiği andaki 2.000.000.000 TL'lik (2.000 TL) değeri itibariyle geçerli olduğu gözetilerek, bonoya bu miktar üzerinden geçerli olduğu şerhi düşülüp, hak sahibine iadesi yerine yazılı şekilde dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.