Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/240 E. 2013/7609 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/240
- Karar No
- 2013/7609
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Sanığın, 213 sayılı Yasanın 359/a-1-2, 5237 sayılı Yasanın 62, 51. maddelerine göre 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine. I-Sanığın savunmasında; suça konu müstahsil makbuzlarını çiftçilerden aldığı mallara karşılık düzenlediğini, aldığı malları depolamadan günlük olarak sattığını, sattığı kişilerin KDV ödememek için fatura istemediklerini bu nedenle kendilerine sattığı mallara karşılık fatura düzenlemediğini, sattığı mallara ilişkin fatura düzenlemediğinden elinde stok göründüğünü, asılsız müstahsil makbuzu kesmediğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; suça konu müstahsil makbuzlarına göre sanığa mal satmış görünen çiftçilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak, sanığa mal satıp satmadıkları, satmışlarsa satılan malın cinsi ve miktarı, bu malın üretimine ve satışına ilişkin ellerinde belge bulunup bulunmadığı sorulup varsa buna ilişkin belgelerinin dosya arasına alınması, bu beyanlar da nazara alınmak suretiyle bilirkişiden yeniden rapor alınarak dava konusu malların alındığını gösteren miktar kadar mal girişi olup olmadığı, buna dair sevk ve taşıma irsaliyelerinin bulunup bulunmadığı, o yıl içinde alındığı gözüken tüm malları saklama kapasitesinin olup olmadığı, mal bedelinin satıcılara ödendiğine ilişkin ticari teamüle, belgeleme zorunluluğuna ve hayatın olağan akışına uygun kasa mevcudu ve/veya banka hesaplarına uyumlu çıkış belgeleri olup olmadığı, makbuzların gerçek ve geçerli olup olmadıkları hususlarının araştırılmasından sonra, sübutun kabulü halinde sanığın yetkilisi bulunduğu şirketin çiftçilerden gerçekte zirai ürün almadığı halde almış gibi müstahsil makbuzu düzenleyerek vermesi şeklinde açıklanan, eylemlerinin 213 sayılı Yasanın 359/b-1. ve TCK.nun 43/1. maddelerine uyan zincirleme sahte belge düzenlemek suçunu oluşturduğu gözetilmeden olayda uygulama yeri bulunmayan 359/a-1 ve 2. bentlerindeki suçlardan hüküm kurulması, II-Kabule göre de; 1-Sanık hakkında, vergi denetmeni tarafından düzenlenen 21.03.2008 gün ve 2008-1851/18 sayılı vergi suçu raporunda sanığın 213 sayılı Yasanın 359/b-1 bendindeki sahte müstahsil makbuzu düzenlemek suçunu işlediği sonucuna varıldığı belirtilmiş, Nevşehir Defterdarlık Gelir Müdürlüğünün dava şartı olan 04.04.2008 günlü mütalaasında da sanığın 213 sayılı Yasanın 359/b-l bendindeki sahte müstahsil makbuzu düzenlemek suçunu işlediğinin belirtildiği, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2008 tarihli idianamesi ile de bu mütalaaya uygun olarak 213 sayılı yasanın 359/b-l bendindeki suçtan dava açıldığı, 213 sayılı Yasanın 359/a-l ve 2. bentlerinde düzenlenen suçlardan verilmiş bir mütalaa bulunmadığı anlaşılmakla; 213 sayılı Yasanın 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği sorularak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 02.03.2010 gün ve 2010/9-47 Esas, 2010/45 Karar sayılı ilamında ve benzer nitelikteki yerleşik kararlarında belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için objektif ve sübjektif koşulların bir arada bulunmasının gerektiği, objektif koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenebilmesi için UYAP ortamında yapılan sorgulamada sanığın daha önce kasıtlı başka suçtan sabıkasının bulunmadığı böylece yasanın aradığı objektif unsurun somut olayda bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda dava konusu edilen sahte fatura düzenlemek suçu nedeniyle oluşmuş somut kamu zararı bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, objektif ve subjektif şartlar irdelenmeden, sanığın kamu zararını ödememiş olması nedeniyle CMK.nun 231. madde hükmünün uygulanmadığından bahisle yasal olmayan gerekçeye dayanarak yazılı şekilde hükmün açıklanmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.