Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22226 E. 2012/17412 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22226
- Karar No
- 2012/17412
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1- 5237 sayılı Yasa 204/1, 43/1, 53/1. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası, güvenlik tedbiri 2- 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522/1. maddeleri gereğince 8 ay hapis, 980 YTL adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar Daha önce kasıtlı suçlardan mahkûmiyetlerinin bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Yargıtay İBK'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ile Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerektiği, aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önceye ait olması nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY.nın 79. maddesi de gözetildiğinde, suça konu bonolar verilerek mal alınması nedeniyle eylemin bir bütün halinde dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, yine belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin mahkemeye ait olduğu cihetle, suça konu bonoların asılları getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulduktan sonra yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, suça konu bono asılları dosya içerisinde bulundurulmadan ve aldatıcılık özelliği taşıyıp taşımadığı konusunda bir tespit de yapılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, 2- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından hüküm kurulurken, kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlüktebulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 3- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK.nun 503/ilk maddesi gereğince hükmolunan 2 yıl hapis ve 980.00 YTL adli para cezasından aynı kanunun 522/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken adli para cezasından indirim yapılmaması suretiyle fazla ceza tayini, 4- Sanığın yakalandıktan sonra müştekiden aldığı eşyaları sattığı kişileri bildirmesi üzerine tüm eşyaların müştekiye iadesinin sağlanması karşısında, TCK.nun 523. maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.