Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22120 E. 2013/19991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22120
- Karar No
- 2013/19991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- ...'e karşı işlediği suçundan; a- Sahtecilik suçundan; TCK'nun 204/1, 62, 53/1-a, b, d, e maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve Yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına, Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek gereği görüşüldü: I- Sanıklar hakkında "dolandırıcılık ve bu suça teşebbüs" ile Commercial Union Hayat ve Emeklilik AŞ'ye yönelik "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2 ile “resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, yüklenen suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında dolandırıcılık ve Commercial Union Hayat ve Emeklilik AŞ'ye yönelik resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2, 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanıklar müdafiinin Yapı Kredi Hayat Emeklilik A.Ş. ile Koç Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş'ye yönelik "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklardan ... (...) yönünden sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak: 1- Sanık ...'in sahte belgelerle başvurduğu iki ayrı sigorta şirketi tarafından farklı sigorta poliçeleri ile sigortalılık kapsamına alındığı anlaşılmakla, her bir şirket yönünden ayrı resmi belgede sahtecilik suçunun oluşacağı gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, 2- Sanıkların 13.12.2000 tarihinde boşandıklarının ve anılan şirketlere sahte belgelerin sanıklardan ... (...)'in imzaladığı dilekçeler ekinde 22.09.2003 ve 23.09.2003 tarihlerinde ibraz edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanık ... Avşar'ın Yapı Kredi Hayat Emeklilik A.Ş. ile Koç Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş'ye ibraz edilen belgelerdeki sahtecilik suçuna iştirak ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde açıkça gösterilip tartışılmaması, Yasaya aykırı, 3- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 25.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.