Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/21789 E. 2012/16607 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/21789
- Karar No
- 2012/16607
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı Kanunun 342/1, 80, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hp, 5237 sayılı Kanunun158/1-d, 43/1, 62, 52/2, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hp ve 4160 YTL apc, hak yoksunluğu, vekalet ücreti. I-Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1-Sanık hakkında, ortağı olduğu şirketi temsile yetkili olmadığı halde suça konu çekleri keşide edip imzalamak suretiyle tedavüle koyduğu ve ''resmi belgede sahtecilik'' suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın istikrar arz eden savunmalarında; suç tarihinde Bankom İletişim Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı olduğunu, katılanın işyerinde bulunmadığı zamanlarda işleri kendisinin yürüttüğünü ve mal alımlarında katılanın bilgisi dahilinde çek keşide edip verdiğini, çek karnesinin katılan tarafından kendisine kullanması için verildiğini ve keşide edilen çeklerin şirket faaliyetleri kapsamında kullanıldığını beyan etmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemez ise de, failde belgede sahtecilik kastına etki yapabileceği cihetle, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; suça konu çek asılları celp ile denetime olanak sağlanması bakımından dosya arasına konulup, sanıktan sonraki ciranta ve hamillerin ayrıntılı bir şekilde beyanı alınarak suça konu çeklerin hangi hukuki ilişkiye dayalı olarak alındığı, daha öncesinde de benzer şekilde çek alıp almadıkları hususlarının sorulması, sanığın bu şekilde başka şahıslara da çek keşide ettiğini belirtmesi karşısında çek karnesini veren bankadan bu yolla keşide edilen çeklerin daha öncesinde ödenip ödenmediğinin sorularak araştırılıp, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek suç kastı saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Denetime imkan vermek açısından suça konu çek asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulundurulmaması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.