Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/21620 E. 2013/8327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/21620
- Karar No
- 2013/8327
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık HÜKÜM : TCK'nun 204/1, 43/1, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası, TCK'nun 158/1-e, son, 43/1, 62. maddeleri gereğince 3 yıl 7 gün hapis ve 99.096.78 YTL a.p.c. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Bilindiği üzere "belge", hukuki bir hüküm ifade eden, bir hakkın doğumuna bir olayın kanıtlanmasına yarayan yazılar şeklinde tanımlanmaktadır. Resmi belge ise kamu görevlisi veya hukuken yetkili kabul edilen görevli tarafından yasa gereğince yerine getirdiği fonksiyona dayanılarak düzenlenen belgedir. Suç döneminde Merkez Güveçli Pansiyonlu İlköğretim Okulu'nda hizmetli kadrosunda görev yapan sanığın; Bingöl Valiliğinin olur yazılarıyla mutemet olarak görevlendirilmekle 5237 sayılı TCK'nun 6/1-c maddesi kapsamında kamu görevlisi sıfatına haiz olacağı cihetle mutemet sıfatıyla düzenlediği tahakkuk evrakları ve bordrolar üzerinde yaptığı sahtecilik eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 204/2. maddesine uyan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek eksik ceza tayini; 2- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK’nun 158/1-e-son maddesine göre adli para cezası tayin edilirken aynı Yasanın 61. maddesi gözetilerek 5000 günden fazla olmamak üzere tam gün sayısının belirlenip varsa artırım nedenleri uygulanarak tespit olunacak cezanın bir gün karşılığı takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasının tayini, bu miktarın suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olması halinde iki katına çıkarılmasından sonra indirim nedenlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, adli para cezasının doğrudan tayin edilip TCK'nun 43. maddesinden uygulama yapılırken de nisbi olduğu gerekçesiyle belirlenen cezada artırım yapılmayarak infazda tereddüde neden olacak şekilde hüküm kurulması, 3- Dolandırıcılık suçundan hükmolunan “3 yıl hapis” cezasında 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi gereğince “1/4” oranında artırım yapılacağı belirtilmesine rağmen hesap hatası 2 yapılarak sonuç cezanın “3 yıl 9 ay hapis” yerine “3 yıl 7 ay 15 gün hapis” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza verilmesi, 4- 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile değişik 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanunun 2. maddesine eklenen 3. fıkrası gereğince de para cezasında bir yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. S.T.