Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20750 E. 2012/16860 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Evrakta Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20750
- Karar No
- 2012/16860
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Evrakta Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Katılan tarafından 15.04.2005 tarihinde bankaya ibraz edilen çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine aynı gün emniyet müdürlüğünde alınan ifadesinde 1 hafta önce sanıklara sattığı hayvanlar karşılığında çekin kendisine verildiğini beyan ettiği, sanık ...'un da 26.06.2006 tarihli celsede, 08.04.2005 tarihinde alışveriş yaparak çeki kullandıklarını ifade ettiği görülmekle; gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin çekin düzenlenip kullanıldığı ve haksız menfaatin elde edildiği 08.04.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I-Sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 08.04.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sanıklar ... ile ...'ın birlikte hayvan ticareti yaptıkları, alışveriş sırasında suça konu çekin katılanın talebi olmaksızın sanık ... tarafından da cirolanması, sanık ...'in aşamalarda çeki daha önceden sanık ...'ın tanıdığı olan ve hayvan sattıkları bir şahıstan aldığını, savunması karşısında; sanık ...'ın çekin sahte olduğunu bildiğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. 1-Sanıkların hakkındaki soruşturma evrakı tefrik edilen ...tarafından sahte kimlik kullanılarak bankadan alınan çek koçanına ait bir adet çeki temin edip satın aldıkları hayvanların bedeline karşılık katılana vererek kullandıkları iddiasından ibaret olayda; adli emanette bulunan suça konu çek aslının incelenmediği anlaşılmakla; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, sahte olduğu iddia edilen çek aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılmadan ve denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulmadan yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2-Kabule göre de; a-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasında, temel cezanın asgari hadden verilmesi nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59/2 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 sayılı TCK' nun aleyhe olduğunun gözetilmemesi, b- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğuna hükmedilmemesi, c-Sanıkların cezalarının ertelenmesine karar verilirken ilgili kanun maddesinin gösterilmemesi, Yasaya aykırı, d-Sanık ... hakkında hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozamayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.