Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/19623 E. 2012/16216 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Kullanmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/19623
- Karar No
- 2012/16216
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Kullanmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet 2004 takvim yılında sahte fatura kullanılması nedeniyle gelir vergisi kaybına sebebiyet verildiğinin tespit olunması karşısında; suç tarihi 01.04.2005 olacağından, gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin 01.04.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanık hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan hüküm kurulduğu sırada, 213 sayılı Yasanın 359/b-1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra bireyselleştirme aşamasında 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerekirken, karşılaştırma yapılmaksızın 213 sayılı Vergi Usul Yasasının 359/b-1. maddesi uyarınca tayin olunan temel hürriyeti bağlayıcı cezadan sonra 765 sayılı TCK.nun 59/2 ve 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince indirimler yapılması halinde hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda, hüküm fıkrasında gösterilmese de, hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak anılan Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da infaz sırasında uygulanması gerekeceği, ayrıca hükmedilen cezanın tecilinde ise 5237 sayılı Yasanın lehe kabulü halinde aynı Yasanın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli geçirildikten sonra cezanın infaz edilmiş sayılacağı, 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre tecil halindeyse denetim süresinin yeni bir suç işlenmeden geçirilmesi halinde 765 sayılı TCK.nun 95/2. maddesi uyarınca “tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı” dikkate alındığında 5237 sayılı Yasanın aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde anılan Yasa uyarınca hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Hüküm fıkrasında yer alan “5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi” ibaresi çıkartılarak yerine “765 sayılı TCK.nun 59. maddesi” ibaresinin, “TCK.nun 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 51/3. maddesi uyarınca sanığın takdiren 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın kişiliği ve sosyal durumu gözönüne alınarak denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden veya uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine” ibareleri çıkartılarak yerine “647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine, denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.