Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/16500 E. 2013/2550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16500
- Karar No
- 2013/2550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak, özel belgede sahtecilik, kooperatifler kanununa muhalefet HÜKÜM : Sanıkların beraatlerine Katılanlar vekilleri ile katılan ...'in sanıklar hakkında “özel belgede sahtecilik” suçundan verilen karara karşı temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanıklar tarafından suça konu bonoların sahte olarak düzenlenip kullanıldığının iddia edilmesi karşısında; dosyada mevcut senet fotokopilerinin TTK'nun 688. maddesindeki zorunlu unsurları taşıdığı ve aslının kambiyo vasfına haiz resmi belge niteliğinde olduğu, senedin aslının ele geçirilememiş olmasının belgenin niteliğini değiştirmeyeceği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesi uyarınca eylemin 765 sayılı TCK.nun 339/1. maddesi kapsamında memurun resmi belgede sahtecilik suçu olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; aslı ele geçirilemeyen suça konu onaysız fotokopi belgeleri hukuki sonuç doğurmadığından, bu sebeple sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olup katılan ile katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan beraat hükmünün ONANMASINA, Sanıklar hakkında “nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak ve kooperatifler kanununa muhalefet” suçlarından kurulan beraatlerine ilişkin karara yönelik katılanlar vekilleri ile katılan ...'in temyiz itirazlarına gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak ve kooperatifler kanununa muhalefet” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 15.02.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.