Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/16428 E. 2013/17147 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/16428
Karar No
2013/17147
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Sanık hakkında ''nitelikli dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ''nitelikli dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 20.02.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Sanık hakkında ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece her iki yasa uygulamasında da cezanın teşdiden 2 yıl 6 ay olarak belirleneceği belirtilmiş ise de, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de nazara alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'ya göre yapılan uygulamada 765 sayılı Yasaya göre belirlenen cezadan daha az bir ceza takdir ve tayin olunduktan sonra ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/16428, K. 2013/17147, T. 19.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-16428-e-2013-17147-k-6f1be9af7cae