Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/16165 E. 2013/16642 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/16165
Karar No
2013/16642
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanığın, 765 sayılı Yasanın 342/1, 80, 522, 59/2. maddelerine göre 2 kez 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, I- Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen müdafıinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 1 - Sanığın, kendisini alacaklı, ...'ı borçlu olarak gösteren bir adet, ...'yı borçlu olarak gösteren iki adet, ...’ı borçlu olarak gösteren iki adet bonoyu sahte şekilde tanzim edip, borcuna karşılık katılan ...’e vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada; savunmasında, senetlerin müşteri senedi olarak kendisine verildiğini söyleyerek yüklenen suçu kabul etmemesi, borçlusu ... olarak görünen senetlerdeki borçlu imzalarının sanığa ait olmamakla beraber “borçlu imzalarının el yazısı içermesi ve senetteki yazıları yazan kişinin eli ürünü olduğu kanaati oluştuğundan sanığın yazı örnekleriyle karşılaştırılması gerektiği” şeklindeki kriminal raporuna göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla; borçlusu ... olarak görünen senetlerdeki yazıların sanığa aidiyetine ilişkin adli tıp kurumundan bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre ...'ın gerçek kişi olup olmadığının da araştırılarak, anılan kişinin gerçek kişi olmadığının anlaşılması durumunda sanığın eyleminin bağımsız bir suçu oluşturmayıp diğer resmi belgede sahtecilik suçlarıyla zincirleme/teselsül şekilde suç teşkil edeceği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Uygulamaya göre de; Suça konu bonoların katılan ...'e farklı anda verildiğine ilişkin bir iddia bulunmaması karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanması sözkonusu olmayacağı, ancak bu hususun TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde dikkate alınması gerektiği, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi de gözetilerek, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca her iki Yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak, cezanın kişiselleştirilmesinden sonra lehe Yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uygulanacağı gerekçesiyle, her iki Yasa maddesinin üst sınırlarının farklı olduğu da gözetilmeden denetime olanak sağlamayacak şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/16165, K. 2013/16642, T. 12.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-16165-e-2013-16642-k-dbcd5840a33e