Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/1544 E. 2012/4777 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/1544
- Karar No
- 2012/4777
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan . Mahkumiyet Sahtecilik suçundan, 765 sayılı TCK. nun 342/1. mad. göre 2 yıl 6 ay hpc Sanığın gerçekte var olmayan ...ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. adına ve soy ismini yanlış gösterecek şekilde ... ismiyle kartvizit bastırıp anılan şirketin temsilcisi sıfatıyla katılanın güvenini sağlayarak mal aldığı, karşılığında yanında getirdiği ve şirketin müdürü olarak tanıttığı ... ...'ın imzaladığı borçlusu ...ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti., alacaklısı ... olan şirkete bono verdiğinin anlaşılması, bononun verilmesi safhası da dahil olmak üzere tüm işlemlerin sanık tarafından yürütülmüş olması, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 26.08.2002 gün ve 75551 sayılı yazısıyla sanığın adına tanıtım kartı bastırdığı şirketin gerçek olmadığının bildirilmesi, sanığın hem kartta hem de alışveriş sırasında katılan ve tanıklara kendisini ... olarak tanıtması, kartta yer alan bilgilerden, sabit telefon numarasının ... ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı bulunması, cep telefon numaralarının ... adına kayıtlı olması, yine kartta belirtilen adreste ise sanığın pazarlamacı olarak çalıştığını belirttiği firmanın hiç faaliyette bulunmadığının tespit edilmesi karşısında, mahkemenin sübut konusundaki kabulünün yerinde olup yapılacak imza incelemesinin sonucu etkilemeyeceği, nitekim hem iddianamede hem de mahkemenin gerekçesinde suça konu senedin sanık tarafından değil sanıkla birlikte hareket eden ancak tüm çabalara rağmen ulaşılamayan kişi tarafından imzalandığının belirtildiği cihetle sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik tebliğnamedeki eksik inceleme yapıldığına ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. I- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunma inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suçun unsurlarının bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II- Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 10.04.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.