Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/12478 E. 2013/2355 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/12478
Karar No
2013/2355
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık ... hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 96. maddesi gereği ortadan kaldırılmasına, Sanıklar ... ve ...'ın sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 53. maddeleri gereği 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, Dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. maddeleri gereği zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, Sanıklar ..., ... ve ...'ın sahtecilik suçundan ayrı ayrı beraatlerine, Dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. maddeleri gereği zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının tüm hükümlere, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazının ise sadece mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I- Tüm sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık", sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'in 04.07.2001 tarihinde vefat ettiği dosyada bulunan 21.12.2001 tarihli nüfus kaydından anlaşılmakla, hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nun 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesi gerektiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'a yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 31.05.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ... ve ... haklarında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanıklar ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Sanıklar ... ve ...'ın, serbest mali müşavir olan ve vefat nedeniyle hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilen sanık ... ile birlikte iştirak iradesi ile hareket ederek adı geçen sanığa "KDV İadesi Tasdik Raporlarını" hazırlatıp onaylatarak gerçekte ihracat yapılmadığı halde sahte belgelere dayanarak ihracattan dolayı KDV iadesi almaktan ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin, sanık ...'in mali müşavir oluşu nedeniyle 3658 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca görevi sırasında ve görevi sebebiyle işlediği suçlardan dolayı devlet memuru gibi cezalandırılacağından, bu sanık ile iştirak eden diğer sanıkların eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nun 339/1. (5237 sayılı TCK’nun 204/2.) maddesine uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini, 2- Her bir ihracat işleminde gümrük çıkış beyannameleri yanında, farklı tarihte düzenlenen KDV iade raporlarının da sahte olması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Mahkemece sanık ...'ın duruşmalardan vareste tutulmasına karar verildiği 11.07.2002 tarihli celseye kadar sanık ...'ın tüm duruşmalara katılmasına rağmen sanığın oturumlara mazeretsiz olarak katılmadığından bahisle 1.000 TL nakdi kefaletin hazineye irat olarak kaydına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/12478, K. 2013/2355, T. 14.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-12478-e-2013-2355-k-95d53d9eb223