Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/9024 E. 2013/4922 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/9024
Karar No
2013/4922
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan TCK'nun 204/1, 43, 62. maddelerinin uygulanarak sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Dolandırıcılık suçundan TCK'nun 158/1,d-son, 35, 62. maddelerinin uygulanarak sanığın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 280 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına I- "Resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelen sanığın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Sanığın zincirleme eylemlerine konu; Silifke 2. Noterliğince düzenlenmiş, 17.05.2007 tarih ve 1964 yevmiye numaralı sahte içerikli noter vekaletnamesinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu gözetilip, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın TCK'nun 204/3. maddesi uyarınca artırılması gerekirken, yazılı uygulama ile eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Adli emanette kayıtlı suça konu belgelerin akıbeti ile ilgili bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerlerine, "53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek ve hüküm fıkrasına "adli emanetin 2007/1888 numarasına kayıtlı sahte belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri eleştirilen husus dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında "kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelen Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak: 1- 5237 sayılı TCK'nun 158. maddesinin 1. fıkrasına, 08.07.2005 gününde yürürlüğe giren 5377 sayılı Yasanın 19. maddesindeki yasa değişikliği ile eklenen "hapis cezasının alt sınırının üç yıldan, adli para cezasının miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı"na ilişkin son fıkranın; aynı maddenin (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde uygulanabileceği, maddenin (d) bendi için böyle bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında sübut bulan TCK'nun 158/1-d maddesine konu eylem için uygulanma koşulu bulunmayan 5237 sayılı TCK'nun 158/son maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini, 2- Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nun 61/8. maddesi hükmü karşısında, adli para cezasının gün olarak belirlenip artırım ve indirimlerin gün üzerinden hesaplanması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Hükmolunan hapis cezası için öngörülen 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı; 4- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 26.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. ÇY

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/9024, K. 2013/4922, T. 26.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-9024-e-2013-4922-k-5047357f7894