Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/2039 E. 2013/4406 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/2039
Karar No
2013/4406
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmak, memurun resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : 1-Sanıklar ..., ..., ..., ve ...’ın kovuşturma sırasında öldüklerinden davanın 5237 sayılı TCK. nun 64/1. madde gereğince düşürülmesine,

I. Sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bir kısım sanıklar hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarına karşı kendilerinin ve müdafiilerinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, II. Sanıklar.... ve ... hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan; sanıklar .... hakkında dolandırıcılık suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ...,.. ..., ... ve ... içinse vefat etmeleri nedeniyle verilen düşme kararlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; ölüm nedeniyle düşme kararı verilenler dışındaki sanıklara yüklenen “dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmak” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3, 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle; sanıklar ..., ..., ..., ..., ........ ve ... içinse vefat etmeleri nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, III. Sanık ...'in ..., ..., ..., ..., ... ve ... için düzenlediği ileri sürülen belgelere yönelik kurulan hükmün incelenmesinde; Sanıkların işe giriş bildirgesi ve işi bırakma formlarını emekli olmak için kullanmadıkları dosya kapsamıyla sabit olduğundan suç tarihlerinin bu belgelerin kurum kayıtlarına giriş tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık ... için düzenlenen belgeler hakkında suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 22.11.1995 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi, bozmayı gerektirmiş, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... için düzenlenen belgeler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7.. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.03.1993, 03.05.1993, 05.04.1994, 21.10.1994, 08.12.1994 ve 22.02.1995 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, IV. Sanıklar ... (III. Numaralı bent haricinde), ..., ..., ... , ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Suça konu belgeler yardımıyla lehine belge düzenlenen sanıkların emekli oldukları ve dolayısıyla bu belgeleri kullandıkları, Seyhan Belediyesi eski danışmanı olan sanık ...’ın da sahte belge olayına karıştığı, iş takipçiliği yapan sanıklar ..., ... ve ...’in diğer sanıkların evraklarını takip etme vaadi ile belgelerin hazırlanarak kuruma verilmesine yardımcı olduklarının iddia olunması karşısında tüm sanıklar hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak fiilinden kamu davası açıldığı gözetilerek ilgililer hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1- Havutlu Belediye Başkanı ... ve ... hakkında Yüreğir Kaymakamlığı tarafından 23.07.2003 tarihinde görevi kötüye kullanma suçundan verilen soruşturma izninin 1986-1992 yıllarını kapsaması nedeniyle Adana Bölge İdare Mahkemesi'nce 24.09.2003 tarihinde sanıkların 4616 sayılı Yasa uyarınca itirazlarının kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin memurun resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak olduğu ve doğru suç tarihleri belirtilmek suretiyle yeniden; sanıklardan ...'nin eyleminin belediye başkan vekilliği döneminde gerçekleşmesinin ileri sürülmesi nedeniyle bu eylemler için de soruşturma izni alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- ...’in At Arabacıları ve Sürücüleri Odası Başkanlığı görevini ifa ettiği dönemde, oda defter ve kayıtlarında tahrifat yaparak veya eski tarihli kayıt yaparak gerçeğe aykırı giriş bildirgesi düzenleyerek iddianamede yazılı bir kısım sanıkların emekli olmalarını sağladığının, Havutlu Belediye Başkanı ve başkan vekili olan ..., ... ile zabıta amiri ...’in görev yaptıkları dönemde Adana At Arabacıları ve Sürücüleri Odasından sahte ve usulsüz olarak temin edilen belgelere dayanak olmak üzere at arabacılığı yapmamış kişilere gerçeğe aykırı olarak yapmış gibi belge düzenledikleri, bu belgeleri kullanan sanıkların kurumdan emekli olarak maaş almasına ve dolayısıyla kurumun zarara uğramasına neden olduklarının ileri sürülmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından ilgililerin SSK ya da Bağ-Kur'dan sahteliği iddia olunan belgeler kullanılmak suretiyle emekli olduklarının anlaşılması halinde sanıkların suç tarihlerinin fiilen emeklilik işlemlerinin yapıldığı tarih olacağı gözetilerek, bu kurumlardan lehlerine belge düzenlenen her bir sanık için emeklilik işlemlerinin fiili olarak yapıldığı tarihler sorulup, atılı suçların zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesinden ve ..., ... ile ... hakkında soruşturma izni verilmesi halinde bu sanıklar hakkındaki dosyanın birleştirilmesinden sonra, zamanaşımı gerçekleşmeyen belgeler yönünden ilgili odaya ait suç tarihlerini kapsayan tüm kayıt ve defterler, motorsuz araç tescil belgelerine ilişkin kayıt ve belgeler, Adana At Arabacılar ve Sürücüler Odasına ait sanıkların kayıtlarının bulunduğu tarihleri kapsayan hazirun cetvelleri, Adana Belediyesi'nin 30.07.1986 tarihli Belediye Trafik ve Sinyalizasyon Şubesine kayıt ve tescili yapılmış olan motorsuz taşıtların listesi, at arabası sahiplik belgeleri ile mahkemece işin esasına etkili olacağı kabul edilerek, sanıklarca getirilmiş ya da getirilecek diğer deliller toplandıktan sonra, konusunda uzman, tarafsız bilirkişiler vasıtasıyla Bağ-Kur Genel Müdürlüğü soruşturma raporunun ayrıntılı bir şekilde irdelenerek, sanıkların kayıtlarının sahte oluşturulup oluşturulmadığı, dolayısıyla sanıklara verilen İşe Giriş Bildirgeleri ve İşi Bırakma Formlarının sahte olup olmadığı, Havutlu Belediyesi'nce düzenlenen belgelerin sanıkların emekli olmasını sağlayıp sağlamadıkları araştırılıp, sanıkların eylemlerinin lehine belge düzenlenen sanıklar açısından somut olarak tespit edilip, bu belgelerin sanıkların emekli olmalarını sağladıklarının tespit edilmesi halinde emekli olan sanık sayısınca memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı, aksi takdirde işe giriş bildirgesi ve/veya işi bırakma formunun kuruma ibraz edildiği tarihin suç tarihi; Havutlu Belediyesi'nce düzenlenen belgelerin ise ruhsatname veya şehadetname niteliğinde belge olacağı gözetilmeden, eksik inceleme ve yasal olmayan gerekçe ile işe giriş bildirgesi ve/veya işi bırakma formlarının iğfal kabiliyetinin bulunmadığı, Havutlu Belediyesi'nce düzenlenen belgelerin ise şehadetname niteliğinde belgeler olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 3. UYAP sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneklerinden sanıklardan ...'un 21.08.2011, ...'in 01.04.2010, ...'ın ise 01.07.2012 tarihinde vefat ettitikleri anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, 4. Sanıklardan ...'ın 09.08.2009, Mehmuh İğde'nin ise 04.12.2009 tarihinde hükümden önce vefat ettiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/2039, K. 2013/4406, T. 19.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-2039-e-2013-4406-k-ac75e7af2c04