Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/13505 E. 2012/3872 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/13505
- Karar No
- 2012/3872
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : 1- 765 sayılı TCK.nun 158/1-f, 5237 sayılı TCK.nun 43, 52 ve 53. maddelerinin uygulanması ile 2 yıl 13 ay hapis ve 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair 2- 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80 ve 59. maddelerinin uygulanması ile 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyizinde; 5271 sayılı CMK 'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, iddianamedeki tavsif dikkate alındığında sahtecilik suçundan da kamu davası açıldığı ve bankaya ibraz edilip karşılıksız çıkan çeklerin piyasada el değiştirmesi nedeniyle fiili iğfal kabiliyeti olduğunun ve tüm unsurlarının bulunduğunun belirlenmesi nedeniyle, mahkemenin topladığı delilleri karar tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı CMK’nun 217. maddesine uygun olarak duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirerek resmi belgede sahtecilik suçunun sübutunu kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 20.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.