Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/12260 E. 2012/4400 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/12260
- Karar No
- 2012/4400
- Karar Tarihi
Sahte senet tanzim etmek suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 2 sene 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 07/05/2008 tarihli ve 2008/459-494 sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09/02/2009 tarihli, 2008/18718 esas, 2009/704 sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleşmesini müteakip, sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ilişkin aynı Mahkemenin 19/06/2009 tarihli ve 2008/459-494 sayılı ek kararını takiben yapılan yargılama sonunda, davanın 765 sayılı Kanunun 102/4, 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına dair anılan Mahkemenin 07/10/2009 tarihli ve 2009/99-123 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesinin 5377 sayılı Kanunla değişik 5. fıkrasında "Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hâllerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar" hükmünün yer alması karşısında, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin mahkemece kabul edildiği 19/06/2009 tarihi ile sonraki hükmün kurulduğu 07/10/2009 tarihi arasında, 765 sayılı Kanunun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.10.2011 gün ve 2011/12599/51766 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2011 gün ve KYB.2011/366298 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; hükümlü hakkında 05.12.2001 gün ve 1201/821/130 sayılı iddianame ile “resmi belgede sahtecilik” suçundan 765 sayılı TCK.nun 342/1, 31, 33. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 25.09.2003 gün ve 2001/187 Esas, 2003/136 Karar sayılı ilam ile hükümlünün 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 80. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 07.05.2004 tarihinde kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesini müteakip hükümlünün hukuki durumun yeniden değerlendirildiği ve dosya üzerinden 07.05.2005 gün ve aynı sayılı Ek karar ile uyarlama talebinin reddine önceki hükmün aynen infazına karar verildiği, hükümlünün temyizi üzerine Dairemizin 21.01.2008 gün ve 9844/39 sayılı ilamı ile 5252 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca lehe hükmün duruşma açılıp önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı bulunarak Ek kararın bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine duruşma açılıp 07.05.2008 gün ve 459/494 sayılı karar ile ağır hapis cezası hapis cezasına dönüştürülmek suretiyle önceki 2 yıl 4 ay süreli cezanın infazına karar verildiği, hükümlü müdafiinin temyizi üzerine de Dairemizin 09.02.2009 gün ve 18718/704 sayılı ilamı ile hüküm fıkrasındaki 25,50 TL yargılama giderinin hükümlüden tahsiline ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiği, hükümlünün bu kez 16.06.2009 tarihli dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunduğu, mahkemece 19.06.2009 gün ve 459/494
sayılı karar ile istem kabul edilerek duruşma açıldığı ve yeniden yargılama yürütüldüğü, yargılama sonucunda 07.10.2009 gün ve 99/123 sayılı karar ile de kesinleşen hüküm iptal de edilmeden doğrudan kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 22.09.2010 tarihinde kesinleştiği, Adalet Bakanlığınca 5237 sayılı TCK.nun 66/5. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edildiği 19.06.2009 tarihi ile sonraki hükmün kurulduğu 07.10.2009 tarihi arasında 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu belirtilerek Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 07.10.2009 gün ve 99/123 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının talep edildiği anlaşılmıştır.
Yargılamanın yenilenmesi durumunda dava zamanaşımının bulunup bulunmadığı ve var ise nasıl hesaplanacağı hususunda 765 sayılı TCK.nun da açık bir hüküm bulunmamaktadır. Öğretide ve yargısal kararlardaki genel kabule göre 765 sayılı TCK uygulamasında yargılamanın yenilenmesi sonucu önceki hükmün iptal edilerek belirlenen yeni duruma göre bir mahkûmiyet hükmü kurulması gereken hallerde suçun işlendiği tarihten hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulünden sonra geçen süre toplanarak dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenir. (Dairemizin 17.02.2009 gün ve 6714/980 sayılı, 10.04.2007 gün ve 8884/2684 sayılı, 1. CD’nin 08.12.1999 gün ve 3547/4139 sayılı kararları, F. Erem: “Yargılamanın Yenilenmesi ve Zamanaşımı”, YD, Ocak-Nisan 1992, C.18, S.1-2, s. 45, E. Özgen Ceza Muhakemesinin Yenilenmesi 1968 s. 53). Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 5377 sayılı Yasa ile değişik 66/5. maddesi ile 765 sayılı TCK uygulamasından farklı olarak aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresinin yeni baştan işlemeye başlayacağı kabul edilmiş ise de Anayasanın 38 ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca suç ve kesinleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren hükümlü aleyhine bu düzenlemenin hükümlü hakkında uygulanması mümkün değildir.
İnceleme konusu olayda suç tarihi 20.04.1999’dur. Bu tarih ile hükmün kesinleştiği 07.05.2004 ve yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edildiği 19.06.2009 ve sonraki hükmün kurulduğu 07.10.2009 tarihleri arasında geçen süre toplamında değişen suç vasfına göre açığa atılan imzanın suistimali suçunun tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla ihbarnamede belirtilen dava zamanaşımı süresinin dolmadığının gözetilmemesi hukuka aykırılık nedeni farklı gerekçe ile yerinde görülmüş, aynı hukuka aykırılık nedeninin gerekçe farklılığı nedeni ile yeni bir ihbarda bulunulmasına gerek görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle yasa yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunduğundan, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 99/123 sayılı sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK.nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.