Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/11207 E. 2012/16440 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/11207
- Karar No
- 2012/16440
- Karar Tarihi
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/12/2009 tarihli ve 2008/922 esas, 2009/959 sayılı kararını müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan kararın yeniden kesinleşmesinin yapılması talebi üzerine, mahkeme kararının kesinleştiğinden talebin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 04/04/2011 tarihli ve 2008/922 esas, 2009/959 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2011 tarihli ve 2011/99 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, sanığın yokluğunda verilen söz konusu kararda başvuru süresinin tefhim veya tebliğden itibaren başlayacağı belirtilerek sanığın yanıltıldığı, mercii ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususları gösterilmediği gibi kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli, sürenin başlangıcı ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği ve bu nedenle kararın kesinleşmediği cihetle, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/12/2009 tarihli kararının kesinleşmemesi sebebiyle infaz için gönderilen kararın yeniden kesinleştirilmesine yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen aynı Mahkemenin 04/04/2011 tarihli ek kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19/08/2011 gün ve 2011/10739/43937 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2011gün ve KYB.2011/270908 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.04.2011 gün ve 2008/922 esas, 2009/959 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2011 gün ve 2011/99 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.