Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/10628 E. 2013/11845 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10628
- Karar No
- 2013/11845
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanmak
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 204/2-3, 62, 53/1-2-3-5. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Suç tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi olarak görev yapan sanığın davacı ...'ın açtığı veraset ilamı davasında, kendisi duruşma açmadığı halde hakkındaki beraat hükmü kesinleşen zabıt katibi ... ...'a davacı ve tanık ...'ın beyanlarını aldırıp 10.12.2007 tarihli duruşma zaptını daha sonra katiple birlikte imzalayarak davanın kabulü ile aynı tarihli veraset ilamını düzenlemekten ibaret oluşa uygun sübutu kabul edilen eyleminde; davacı ve tanığın beyanlarının gerçek olup nüfus kayıtlarına uygun olarak veraset ilamının verilmiş olması karşısında, suç tarihinden kısa bir süre önce göreve başlayan sanığın sahte belge düzenlemek kastı ile hareket ettiğinden söz edilemeyeceği, yargılama usulüne ilişkin hükümlere aykırı olarak davacı ve tanığı bizzat kendisi dinlemeksizin katibin düzenlediği tutanağı imzalayarak veraset ilamı vermekten ibaret eyleminin görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre: 2-TCK'nun 204. maddesinin 3. fıkrasının uygulanabilmesi için resmi belgenin, “kanun hükmü gereği” sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması gerektiği aksi halde anılan fıkranın uygulanamayacağı; suç tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 295. maddesine göre, “Mahkeme ilamlarıyla katibiadillerce re'sen tanzim olunan senetlerin” kanunen sahteliği ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğu ve 5271 sayılı CMK'nun 222/1. maddesindeki ceza yargılamasındaki duruşma tutanaklarının ispat gücüne ilişkin düzenleme benzerinin hukuk mahkemelerindeki duruşma tutanakları yönünden bulunmadığı, diğer yandan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.05.1987 gün ve 6/141-256 sayılı kararı ile buna uyumlu daire kararlarında da açıklandığı üzere, sahte olduğu iddia olunan veraset ilamının “sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli” belgelerden olmayıp, “aksi sabit oluncaya kadar geçerli” belgelerden olması nedeniyle, veraset ilamlarının HUMK'nun 295. maddesinde belirtilen “ilam” mahiyetinde bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında TCK'nun 204. maddesinin 3. fıkrası uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.