Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/2013 E. 2012/10990 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/2013
Karar No
2012/10990
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik HÜKÜM : Sanığın, 5237 sayılı Yasanın 204/1-3, 53. maddelerine göre 4 yıl 6 ay hap. cezası ile cezalandırılmasına. 5237 sayılı Yasanın 158/1-e, 35/2, 52 ve 53. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis ve 5000 YTL APC ile cezalandırılmasına. 1-Maliye Hazinesinin sanığa yüklenen dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya müdahale etmek hakkının bulunmadığı cihetle; anılan suç yönünden usulsüz verilen müdahale kararı hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermediğinden vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2- Müdafii ve katılan vekilinin sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebep bulunmadığı taktir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 3- Müdafii ile katılan vekilinin sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.06.2003 gün 2010/10-166-90 sayılı kararında da açıklandığı üzere; bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yaparak hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya bir başkasına haksız yarar sağlanması dolandırıcılık suçunun maddi unsurudur. Dolandırıcılık suçunun hile ve desise unsurunun kime yöneldiği, bir başka anlatımla, sanığın gerçekleştirdiği kabul edilen hile ve desisenin kimi kandırabilecek nitelikte olduğu saptanmalıdır. Buna göre somut olayda sanığın eylemini hangi kişiye karşı işlediği tespit edilmeden ayrıca dosya kapsamına göre tahsis edilen dairedeki hak sahibinin öldüğünün anlaşılması nedeniyle satışın gerçekleşmediği ve olayın meydana çıktığı gözetildiğinde suçun yasal unsuru olan kandırıcılığın da nasıl gerçekleştiği karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/2013, K. 2012/10990, T. 07.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-2013-e-2012-10990-k-4b9967804fed