Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/13254 E. 2010/11572 K.
Konu: Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/13254
- Karar No
- 2010/11572
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 S.K. 342/1, 59/2. mad. uyarınca 1 yıl 8 ay hp, 5237 S.K. 157/1,62,52/2. ...uyarınca 10 ay hp ve 10.000 YTL apc I)Sanığın “dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 06.02.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, II) Sanık müdafiinin, sanığın “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve tahkike göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının Reddine ancak; Sanığın adli sicil kaydında gözüken 765 Sayılı TCK’nun 430/2. maddesi ile mahkumiyetine ilişkin suçun niteliği gözetilerek 5237 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra lehe yasanın belirlenmesi için uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı, sonuçları ve sabıka kaydının silinme koşullarının oluşup oluşmadığı gözetilerek sonucuna göre 5237 Sayılı TCK’nun 7/2. maddesi gözetilerek 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK’nun 231. maddesi uyarınca “ hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.