Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/12670 E. 2010/11515 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık-Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/12670
Karar No
2010/11515
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık-Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık-Sahtecilik HÜKÜM : 1- ...: TCK 204/1, 39, 62, 58/6 maddeleri gereğince; 10 ay hapis ve hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ...: 1- Sahtecilik suçundan; TCK 204/1, 62 maddeleri gereğince, 1 yıl 8 ay hapis 2- Dolandırıcılık suçundan; TCK 157/1, 62/1 maddeleri gereğince; 10 ay hapis ve 80 YTL adli para cezası I-Sanık ... müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanığın 765 sayılı TCK.nun 81/1. maddesi kapsamında tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu anlaşılmakla, alt sınırdan ceza tayin olunmasına göre 5237 sayılı TCK sonuç ceza miktarı itibariyle lehe olduğundan 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın belirlenmesi sırasında uygulamalı karşılaştırma yapılmaması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğunun gözetilmemesi nedeni ile hükmün bozulması gerektiğine ilişen düşünceye iştirak olunmamıştır. Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ve cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı TCK.nunda tekerrür nedeniyle cezanın arttırılması öngörülmemiş ve tekerrür bir infaz kurumu olarak düzenlenmiş olup aynı Yasanın 7/3. maddesi uyarınca 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda lehe kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nun uygulandığı durumlarda aleyhe olan 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 30.05.2002 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, III-Sanık ... müdafiinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: 1-5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği ve temel cezanın alt sınırdan tayin olunmasına göre 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1.maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğu gözetilmeden, anılan yasalardaki cezaların alt ve üst sınırların karşılaştırılması ile yetinilerek, uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, 2-5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları gereğince hükümlüler hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/12670, K. 2010/11515, T. 19.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-12670-e-2010-11515-k-22b411049a60