Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/11941 E. 2012/22494 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/11941
- Karar No
- 2012/22494
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası, güvenlik tedbiri, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü: Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde daha az cezayı gerektiren hal olarak düzenlenen 5237 sayılı TCK’nun 211. maddesindeki hafifletici nedenin uygulanabilmesi için fail gerçek olan bir olayın kanıtlanmasını sağlamak amacıyla hareket etmiş olmalı, kanıtlanmak istenen olayın doğruluğu veya gerçekliği koşul olmayıp, failin iyi niyetle bu olayın doğruluğuna inanması yeterlidir. Buna göre somut olayda; sanığın tüm aşamalarda suça konu senedin katılana sattığı hayvan yemi karşılığında kendisine katılan tarafından önünde imzalanmak suretiyle verildiğini, katılanın kendisine senetteki miktar kadar borçlu olduğunu savunması, ısrarla senet üzerindeki imzanın katılana ait olmadığı sonucuna varan bilirkişi raporlarına itiraz etmesi, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, ilçelerinde taksitle alışveriş yapan esnafın senet defterlerine borçluların imzasını alarak ve bu senedin alt kısımlarına da senedin taksitlerinin ve yapılan ödemelerin yazıldığını, esnafın bu şekilde alacaklarını takip ettiğini, suça konu olayda da sanığa borçlu olan katılanın ekte fotokopisini sunduğu senet defterini imzaladığını ancak bu imzanın üstünde katılanın isminin yazılmaması sebebiyle sanığın sehven katılanın imzaladığı senet yerine başkasına ait imzalı senet defterinin üst kısmını yani senet kısmını taksitlendirme kısmından ayırıp icraya koyduğunu, ancak mahkemenin kararından sonra sanığın hala senetteki imzanın katılana ait olduğu hususundaki ısrarı devam edince müvekkili sanıkla birlikte sanığın ticari belgelerinin ayrıntılı olarak kontrol edilmesi üzerine katılanın imzasını havi senedi bulduklarını, böylece her nekadar icraya konulan ve davaya konu edilen senet altındaki imzanın katılana ait olmadığı tespit edilmişse de sanığın elinde katılanın imzasını havi bir senedin bulunduğunu ve suça konu senedin sehven katılanın verdiği senet sanılarak sonradan doldurulmak suretiyle icraya konulduğunu belirterek katılana ait ödemeleri ve borç miktarını içerdiğini iddia ettikleri defter fotokopisi ve katılanın imzasını havi olduğunu iddia ettikleri senet fotokopisini dilekçe ekinde sunduklarının anlaşılması ve katılanın da sanıkla aralarında ticari ilişki ve buna bağlı olarak suça konu edilen senet bedelinin altında meblağ içeren 1.030.00 TL lik borcunun bulunduğunu kabul etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi bakımından, sanık müdafinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu defter ve senet asılları da dahil sanığın tüm ticari defter ve belgeleri ve varsa katılana ait ticari kayıtlar da getirtilip, taraflar arasındaki alacak-borç durumunu gösterir banka kayıtları da araştırılarak, gerektiğinde tarafların gösterecekleri tanıklar da dinlenip, sanık müdafinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu senet aslı emanete alındıktan sonra üzerindeki imzanın katılana ait olup olmadığı hususunda usulünce bilirkişi incelemesi yaptırılarak katılanın sanığa borçlu olduğu miktar tespit edilip sahtecilik eyleminin varlığı kabul edildiği takdirde 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesinin koşullarınında bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.