Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/11045 E. 2010/11154 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/11045
Karar No
2010/11154
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanığın, 5237 s.y.nın 158/1-f, 62/1, 52/2 ve 53.maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis ve 2000 YTL apc ile cezalandırılmasına, 765 s.y.nın 342/1, 80, 59/2.maddelerine göre 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına I-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı TCK’nun 61.maddesi uyarınca dolandırıcılık suçlarından elde edilen haksız menfaatin miktarı gözetilerek hapis cezasının alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizliği, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi taktir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlendikten sonra CMK nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi de gösterilerek karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan,sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Sanık müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafisinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK. nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup,sanık hakkında sahte isimle çek ciro etmek suretiyle resmi belgede sahtecilikten kamu davası açıldığı, 03.07.2003 tanzim tarihli 275 milyon bedelli bononun iddianame konusu yapılmadığı gözetilmeden,sanığın çek ile birlikte sahte bonoda düzenlediği kabul edilerek eylemin teselsül ettiğinden bahisle hakkında 765 sayılı TCK’nın 80. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, 2-Ayrıntısı Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca giderilmesi gereken zararın “maddi zarar” olduğu; somut olayda sanığın sahte çeki ciro etmek suretiyle işlediği "resmi belgede sahtecilik" suçu yönüyle şikayetçi ve adına çek keşide edilen ’ın uğradığı zararın ne olduğu açıklanıp gösterilmeden zarar giderilmediğinden bahisle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/11045, K. 2010/11154, T. 14.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-11045-e-2010-11154-k-c89b0bdbfdb5