Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/11986 E. 2011/22429 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/11986
- Karar No
- 2011/22429
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, içmek amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Sanık ...: 765 sayılı TCK.nun 343/1, 59, 40. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı TCk.nun 191/1, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması, 191/2-3-4-5. maddesinin uygulanması, 54. madde gereğince zoralım Sanık ...: 765 sayılı TCK.nun 343/1, 59, 40. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması Sanık ...'in aşamalarda değişiklik göstermeyen ikrarına göre, ...adına, kendi fotoğrafını taşıyan ve içeriği itibarıyla sahte olan Batman Petrol Mahallesi muhtarından aldığı nüfus cüzdanı kayıp ve değiştirme belgesi ile nüfus müdürlüğüne müracaat ederek nüfus cüzdanı alma biçiminde gerçekleşen eyleminin, zincirleme biçimde devam eden ve 765 sayılı TCK’nun 350, 80. maddelerine uyan suçu oluşturduğu, sanık ...'ın, yakalandığında hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kimliğini saklayıp, gerçek kişi olan ...'ın ismini kullanması ve Emniyet Kriminal Dairesi raporuna göre kendi fotoğrafını taşıyan ve üzerinde soğuk mühür bulunmayan sürücü belgesini ibraz ederek tutanak düzenletmesi biçiminde gerçekleşen eyleminin, 765 sayılı TCK’nun 343/2. maddesinde düzenlenen memura yalan beyanda bulunma suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı kanunun 343/1. maddesi ile uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I- Sanıklar müdafiinin, görevli memura yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkumiyetleri bulunması nedeniyle haklarında 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş; Ancak: Suça konu sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanması yerine 765 sayılı TCK’nun 36. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, yasaya aykırı ise de; Yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarından "TCK.nun 36. maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin çıkartılarak yerine “adli emanetin 2005/239 sırasında kayıtlı olan belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; II- Sanık ... hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükmün müdafince temyizine gelince; Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında; a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi, b) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi, c) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarınca ceza tayin edilmesi, Öngörüldüğünden; uyuşturucu madde kullanan sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 29.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.