Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/8957 E. 2011/21401 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/8957
- Karar No
- 2011/21401
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : ..., Sanık ..., Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nın 204/1, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereği 1 yıl 13 ay hapis cezası ve hak yoksunluğu 2- Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nın 204/1, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereği 1 yıl 13 ay hapis cezası ve hak yoksunluğu (iki kez) 3- Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nın 204/2, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereği 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ve hak yoksunluğu (iki kez) I-Sanıklar müdafilerinin ...’ın nüfusa kaydedilmesi eylemiyle ilgili olarak, sanık ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” sanıklar ..., ... ve ... haklarında “resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suçların işlendiği 10.09.1996 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanıklar müdafilerinin ...’in nüfusa kaydedilmesi eylemiyle ilgili olarak, sanık ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği”, sanıklar ... ve ... haklarında “resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarında; Sanıklar ... ile ...'in, memur olan sanık ...'in görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgeyi sahte olarak düzenleme eylemine iştirak etmekten ibaret eylemlerinin, 765 sayılı TCK’nun 339/1. maddesi (5237 sayılı TCK’nun 204/2.) kapsamında olduğunun gözetilmemesi ve tayin olunan cezalardan 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında, sanık ... hakkındaki sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün ve sanıklar ... ile ... hakkındaki sonuç cezaların ise 2 yıl 1’er ay olarak tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 02.11.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ ...'in nüfusa kaydedilmesi eylemi ile ilgili olarak; sanık ... hakkında "memurun resmi belgede sahteciliği" sanıklar ... ve ... haklarından "resmi belgede sahtecilik" suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması sırasında 5237 sayılı TCK.nun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri gereğince yapılan karşılaştırmada; 5237 sayılı kanuna göre asgari halden uygulama yapılırken, alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi sırasında, 765 sayılı TCK.nun 339/1 ve 342/1. maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezaların üst sınırlarının 5237 sayılı TCK.da karşılık gelen 204/2 ve 204/1 maddelerindeki cezaların üst sınırlarına göre fazla olduğundan bahisle, alt hadden uzaklaşılarak 765 sayılı TCK.nun 29. maddesindeki düzenlemenin dışına çıkılmasına, Mahkeme tarafından belirlenen 765 sayılı Kanunun 80. maddesindeki arttırım oranının 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesindeki arttırım oranına göre sanıklar lehine olmasına, sonuç olarak 765 sayılı TCK. uygulamasının lehe olduğu düşüncesi ile 5237 sayılı Kanun gereğince kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.