Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/8216 E. 2011/22437 K. – Banka Kartının
Konu: Banka Kartının Kötüye Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/8216
- Karar No
- 2011/22437
- Karar Tarihi
- Konu
- Banka Kartının Kötüye Kullanılması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka kartının kötüye kullanılması HÜKÜM : 1-Banka kartının kötüye kullanılması suçundan; 5237 Sayılı TCK.nun 245/1, 62 ve 52. mad.ce 2 yıl 6 ay H.C. ve 2.000 YTL A.P.C. 2-Hırsızlık suçundan; Karar verilmesine yer olmadığına I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hırsızlık suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahkemece “karar verilmesine yer olmadığına” şeklindeki karar CMK. nun 223. maddesi anlamında temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde bulunmadığından, o yer Cumhuriyet savcısının bu karara yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II-Sanık hakkında banka kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükmün sanık ve müdafilerince temyizine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezası “suçun işleniş biçimi” nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 120 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi, 2-Hüküm fıkrasında sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK.nun 50/1-a maddesi uyarınca hapis cezasının bir günü aynı yasanın 52/1-2-3 maddesi gereğince 20 TL'den paraya çevrilerek 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve neticeden 2 sene 6 ay hapis ve 2000 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hüküm tesis edilerek çelişkiye düşülmesi. 3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun aynı maddenini 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet, kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı, 4-Sanık ve mağdurun duruşmadaki zararın giderildiğine ilişkin beyanları dikkate alınarak hükümden sonra, 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 245. maddesine eklenen "Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır" hükmü uyarınca; sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.