Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/8389 E. 2023/10581 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8389
Karar No
2023/10581
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/659 E., 2016/307 K. SUÇLAR : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-Onama Sanık ... yokluğunda verilen hükmün son bilinen adresine mernis şerhi düşülmeksizin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince tebligat yapılması yerine, doğrudan mernis şerhi düşülerek anılan Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından, öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak tüm sanıklar hakkında yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı üretmek ve kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır. 2. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.216 tarihli ve 2015/659 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ..., herhangi bir temyiz nedeni belirtmemiştir. 2. Sanık ... müdafii, bilirkişi raporunda görüntülerin net ve belli olmadığının açıkça belirtildiği, sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair hiçbir delil olmadığı halde beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve benzeri nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, şikayetçiye ait banka kartı bilgileri kullanılarak 02.02.2015 tarihinde ATM cihazından 3000,00 TL ve 2000,00 TL çekim yapıldığı, banka kartının ATM cihazında kopyalanarak sahtesinin üretildiğinin banka tarafından bildirildiği, ATM cihazından çekim işlemini yapan kişilerin ATM cihazı kamera kayıtlarındaki görüntüsüne göre sanıklar olduğu belirlendiği, sanıkların böylece sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. 2. Müşteki 11.02.2015 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek banka kartını na para yatırılıp çekildiği, bilgisi dışında hesabının kullanıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır. 3. Denizbank A.Ş. 05.03.2015 tarihli yazı cevabında, bahse konu işlemlere ilişkin ekstre yazı ekinde gönderilmiş, Fındıkzade ATM den nakit para çekildiği, çekim anına ilişkin görüntü yazı ekinde yer aldığı, söz konusu karta ilişkin 01.01.2015-31.01.2015 tarihleri arasında Ataköy Marine ATM den kopyalandığı bildirilmiştir. 4. 25.06.2015 tarihli CD izleme tutanağında 02.02.2015 tarihinde ATM'den gerçekleştirilen nakit çekim işleminin daha önce haklarında işlem yapılan sanık ... ve sanık ... olduğu değerlendirilmiştir. 5. 21.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ve 17.04.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda, olay yerine ait kamera kayıtlarının çözümü yapılmış, olayın gece vakti karanlıkta olması, güvenlik kamerasının şahısları tepeden çekmesi ve kamera çözünürlüğünün düşük olması, şahısların başlarının öne eğik ve başlarında kapişon olması gibi nedenlerle kamera görüntülerinden kesin ve net biçimde mukayese yapmaya olanak sağlayabilecek görüntülerin elde edilemediği belirtilmiş, fakat bilirkişi rapor ve ek raporlarında fotoğraftaki kişiler ile kamera görüntüsündeki kişilerin burun ve dudak yapısı bakımından benzer oldukları belirtilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Dosya ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında aynı mağdur banka olan Denizbank A.Ş’ye yönelik eylemi nedeniyle sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/1065 Esas sayılı dosyasında yürütülen kovuşturmanın bulunduğu, söz konusu dosyanın suç ve iddianame tarihleri nazara alındığında sanığın aynı katılan bankaya karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesintinin gerçekleşmediği anlaşılmakla; mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından sanık hakkındaki söz konusu dava dosyası ve aynı mağdur bankaya karşı aynı suçtan açılan dava dosyaları bulunup bulunmadığı araştırılarak derdest olması halinde mümkün olduğunda davaların incelemeye konu dava dosyasıyla birleştirilmesi, üretilen ve kullanılan kredi kartı sayısı, kredi kartları ile yapılan işlem sayısı ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca tayin edilecek temel hapis ve adli para cezalarının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması, birleştirmenin mümkün olmadığı taktirde dosyaların getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dosyaya konularak incelenmesi, söz konusu dava dosyalarının kesinleşmesi halinde üretilen ve kullanılan kredi kartı sayısı, kredi kartları ile yapılan işlem sayısı ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca tayin edilecek temel hapis ve adli para cezalarının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması ile bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; Sanıkların, müştekinin hesabı ile ilişkilendirerek sahte kart üretip, bu kartı kullanarak hesabına para havale etme ve ATM'den para çekme eylemlerinden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken eylemler bir bütün olarak tek suç kabul edilerek sadece 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği cezalandırılmasına karar verilmesi isabetli görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.216 tarihli ve 2015/659 E., 2016/307 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326/son maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/8389, K. 2023/10581, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-8389-e-2023-10581-k-5c4528c85972