Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2007/2345 E. 2010/2615 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2007/2345
Karar No
2010/2615
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı yasanın 4369 sayılı yasa ile değişik 359/a-2, 5237 sayılı TCK 62, 51 maddeleri gereğince 5 ay hapis Katılan vekilinin 25.12.2006 hakim havale tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemine hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü: 30.09.2004 tarihli sanığın da imzasını taşıyan tutanak içeriğinden sanığın suça konu faturaların 1998 yılında düzenlendiğini ibraz edemeyeceğini beyan ve incelemenin denetmenlik adresinde yapılmasını talep etmesi,duruşmada da tanık olarak dinlenen vergi denetmeninin faturaların kendisine ibraz edilmediğini belirtmesi,suça konu faturaların 27.05.1999 tarihinde basıldığının ve 1998 yılında kullanılmasının mümkün bulunmaması, sanık müdafii tarafından 22.12.2005 tarihli dilekçe ile satış faturalarının kaybolduğuna ilişkin ilanı havi gazetenin sunulması,213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 253. maddesine göre tutulan ve ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere beş yıl süre ile muhafaza etmek mecburiyetinde bulunulan defter ve belgelerin, kaybolmaları nedeniyle ibraz edilemediğinin anlaşılması karşısında, ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 23.11.1999 gün ve 273/288 sayılı kararında açıklandığı üzere usulüne uygun tebligat aranmayacağından yüklenen defter ve belgeleri gizlemek suçunun tüm yasal unsurları itibariyle oluştuğu anlaşılmakla teblignamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenlerine ve incelenen dosya içeriğine göre,sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak: 1-5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği hak yoksunluğu ve deneme süresi içersinde suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde tecil edilen cezanın infaz edilmiş sayılması nedeniyle, deneme süresinde suç işlenmemesi halinde mahkumiyetin vaki olmamış sayılmasını kabul eden 647 sayılı Yasa ile 765 sayılı Yasanın 5237 sayılı Türk Ceza Yasasına nazaran sanık lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2-)Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276, 03.07.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5904 sayılı Yasanın 23.maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359/a-2. maddesinde yapılan değişiklikler ile 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/2345, K. 2010/2615, T. 10.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2007-2345-e-2010-2615-k-c288217c5dbf