Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/4277 E. 2026/6474 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4277
Karar No
2026/6474
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2393 E., 2025/2469 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gazipaşa 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/424 E., 2024/949 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı işveren bünyesinde 11.04.1993 tarihinde bir gün süre ile çalışmış olduğunu ve 11.04.1993 tarihinin müvekkilin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hüküm altına alınma koşulları oluştuğu gerekçesi ile davacının, davalı Kurum nezdinde 11.04.1993 tarihinde bir gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının ve 11.04.1993 tarihinin davacının sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar 1-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; sosyal güvenlik ile ilgili hususların kamuyu ilgilendirdiğini, dolayısıyla salt işverenin kabulü ile dahi tespit kararı verilmesinin mümkün olmadığını, 6552 Sayılı Kanun ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na göre Kuruma davalı olarak husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, dava hizmet tespiti davası niteliğinde olduğundan eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, hizmet tespiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sosyal güvenlik ile ilgili hususların kamuyu ilgilendirdiğini, dolayısıyla salt işverenin kabulü ile dahi tespit kararı verilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili Kurumun böyle bir kabulünün de söz konusu olmadığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün sigortalılığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/4277, K. 2026/6474, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-4277-e-2026-6474-k-3407fc1c0c8e