Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17221 E. 2026/6470 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17221
Karar No
2026/6470
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1131 E., 2025/1893 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/238 E., 2024/55 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya meslek hastalığı nedeni ile % 28,2 oranı üzerinden 04.09.2008 tarihinden başlayan gelir bağlandığını, % 28,2 olarak belirlenen oran daha sonra % 21’e indirilmiş ise de Aydın/... Asliye Hukuk İş Mahkemesinin E.2010/199 sayılı dosyasında açılan ve kesinleşen manevi tazminat dava dosyasında Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 03.08.2015 sayılı kararlarında sürekli iş göremezlik oranının % 28 olduğuna karar verildiğini, Aydın ... İl Müdürlüğüne 31.12.2010 tarihli ve aynı tarihte APS postaya verilen itiraz dilekçesi ile yine 08.06.2018 tarihli olup aynı tarihte APS gönderilen dilekçeleri ile davacının oranının % 25’ten fazla olması nedeni ile asgari aylık düzeyine yükseltilmesi, farkların yasal faizi ile ödenmesi başvurularına cevap alınmadığını, 5510 sayılı Kanun'un öncesi 506 sayılı Kanun'a göre gelirler tespit edilen günden başladığını, gerek meslek hastalığının 506 sayılı Kanun döneminde meydana gelmesi, gerekse o dönemde tespit edilmesi nedeni ile talep başlangıcının olayda 04.09.2008 tarihinin takip eden 05.09.2009 tarihinden başlamakta yani 506 sayılı Kanun'a göre oluştuğunu ileri sürerek, % 25 ve üzeri oran belirlenen dönemler için sürekli iş göremezliğin başladığı günü takip eden günden başlamak üzere davacının 506 sayılı Kanun'un 96. maddesine göre alt sınırdan gelire hak kazandığının tespitine, gelir bağlanan dosyadan ödenen ve ödenmesi gerekenler arasındaki farkların ödenmesine, ödenmiş tutar ile ödenecek tutarlar arasındaki farkların ilk başvurumuz olan 31.12.2010 tarihli başvurumuzu takip eden üç ay sonrasından itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine, Kurumca yapılmayan işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumca ...'ya yakalanmış olduğu meslek hastalığının sonucu % 28,2 iş göremezlik derecesi üzerinden 16.04.2007 tarihi itibariyle geçerli olarak sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, daha sonra davacının 04.09.2010 tarihinde kontrol muayenesi sonucu sürekli iş göremezlik derecesi %21 olarak tespit edildiğini, gelirleri 07.09.2010 tarihinden geçerli olarak %21 SİD üzerinden ödenmeye başlandığını, davacının 07.01.2011 tarihli dilekçesi ile dosyasının Yüksek Sağlık Kurulunda incelenmesini istemiş ve söz konusu kurulca iş göremezlik derecesinin değişmediğine ve %21 olduğuna karar verildiğini, ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 12.06.2018 tarih, 804 sayılı Sağlık Kurulu Raporunun, Kurum Sağlık Kurulunca yeniden değerlendirilmesi sonucu bu defa iş göremezlik derecesi %34 olarak tespit edilmiş olduğunu, 25.06.2018 tarihinden itibaren söz konusu oran üzerinden gelir ödenmekte olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, husumetin sadece Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, davanın müvekkil şirket için husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, Sosyal Sigorta Yüksek Kurulunun 11.02.2011 tarihli, 12/847 sayılı kararla ... Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 04.11.2010 tarihli, 28110 sayılı kararı ile sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının 07.09.2010 tarihinden itibaren %21,00 olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiğini, Sosyal Sigorta Yüksek Kurulunun kararları bağlayıcı mahiyette olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile a.Davacının geçici işgöremezlik ödemesinin sona erdiği 23.04.2007 tarihini takip eden 24.04.2007 tarihinden geçerli % 28 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden 506 sayılı Kanun'un 96. maddesine göre alt sınırdan sürekli iş göremezlik gelirine hak kazandığının tespitine, b.24.04.2004 tarihi ile 28.08.2020 dava tarihi arasında ödenen ve ödenmesi gereken sürekli iş göremezlik gelirleri arasındaki fark tutarların taleple bağlı kalınarak 31.12.2010 başvuru tarihini takip eden üç ay sonrası olan 01.03.2011 tarihinden itbaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz başvurusunda; uyuşmazlığa Kurumun sebebiyet vermediğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile sürekli iş göremezlik gelirine hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Hükmün ikinci bendinde 24.04.2007 olması gereken başlangıç tarihinin maddi hata yapılarak 24.04.2004 olarak yazılmış olması doğru değildir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün, ikinci bendindeki "24.04.2004" ibaresinin silinerek yerine "24.04.2007" ibaresi yazılması suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17221, K. 2026/6470, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17221-e-2026-6470-k-7f2c3fc8f50e