Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1754 E. 2026/3212 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1754
Karar No
2026/3212
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/164 E., 2022/396 K.

Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum ve davalılardan .... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalısı ...'in, davalı ....'nin sigortalısı olarak, davalı...'a ait bir elektrik direğinin bakım onarım işinde çalışırken, ...'ın sevk ve idaresindeki aracın kazazede sigortalıya çarpması sonucu meydana geldiğini, kaza nedeni ile sigortalının hak sahiplerine 155.763,65 TL peşin sermaye değerli sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, 2,422,88 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını, davalıların Kurum zararından kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek dava değerini artırma hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL ilk PSD ve 100,00 TL geçici iş göremezlik ödemesine ilişkin Kurum alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; kontrolsüz ve aşırı hızlı araç kullanan ...'ın, ... ...'in ölümünde asli kusurlu olduğunu, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı... vekili cevap dilekçesinde; davacı Kurumun taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, meydana gelen kazada davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, ayrıca ... sigortalının davalı şirketin çalışanı olmadığını, emir ve talimatları diğer davalı taşeron şirketten aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ....... vekili beyan dilekçesinde; sigorta poliçesine göre teminatlarının, vefat halinde kişi başı 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı Kurumun peşin sermaye değerli gelirin yarısını rücu edebileceğini, tedavi giderine ilişkin Kurum alacağından davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Özetle; “davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairece özetle;"...Eldeki dava dosyası incelendiğinde bir önceki hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumu gözetilmemesi, hesap raporunda ve mahkemece kurulan hükümde, davalı işverenler ve 3. kişi konumundaki ...’in teselsüle dayalı sorumluluklarının 5510 sayılı Kanun’un 21/1 ve 21/4. maddeleri uyarınca doğru belirlenmemesi isabetsizdir. Bu sebeple mevcut dosya sigortalısının davaya konu olayla ilgili ceza ve tazminat davalarının akibeti ve kesinleşme durumu araştırılmalı, bu davadaki raporlar celbedilip, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden, olayın nasıl gerçekleştiği ile tarafların kusur oranlarının ayrı ayrı ve ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi ile belirtilen dosyalardaki kusur oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, bir önceki bozma ilamında belirtilen ve dosyaya esas raporda anılan hususa uyulmadığı anlaşılan; kaza da yaralanan ve vefat eden sigortalıların birbirlerine etki eden kusurlarının bulunmadığı da gözetilerek hazırlanması gereken, uygun bir kusur raporu alınmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi de bozmayı gerektirir. O hâlde, davacı Kurum ile davalılardan .... vekillerinin bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili özetle; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı... vekili özetle; hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 . maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/1754, K. 2026/3212, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-1754-e-2026-3212-k-cbed9a35dd40