Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1597 E. 2026/4107 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1597
- Karar No
- 2026/4107
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1960 E., 2025/2191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/15 E., 2024/172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının .. no.lu işyerinde, 01.01.1999 tarihinde bir gün yapılan çalışmasının tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü 5 yıllık sürenin de göz önünde tutularak yargılamanın yapılmasının gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Tüm dosya kapsamından; her ne kadar ...'dan gelen cevapta, işe giriş bildirgesindeki serinin; 1999 yılına ait serilerden olduğu bildirilmiş ise de tüm bordro tanıkları dinlenmiş olup, tanıklar davacının çalışmasına dair bilgi sahibi olmadıklarını beyan etmiş, sadece işyeri sahibi ..." davacıyı hayal meyal hatırladığını, işyerine 1-2 gün gelip gittiğini hatırladığını, işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiş ise de tanığın beyanının diğer hiçbir tanık beyanı ile örtüşmemesi, tanığın dava dışı işyeri sahibi olması ve dava konusu ile ilgili hukuki sorumluluğu olduğu hususu da dikkate alınarak diğer tanık beyanları ile desteklenmeyen tanık beyanına itibar edilmemiş, davanın reddine karar verilmiştir. .." gerekçesine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz dilekçesinde davacının işyerinde kısa süreli çalıştığını, işyerinde bir kaç gün çalışmasını tanıkların hatırlamamasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, tanık ifadeleri değerlendirilirken 25 yıl önceki birkaç gün çalışan kişilerin, tanıklarca hatırlanmasının güç olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılan temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.