Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9724 E. 2025/15050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9724
- Karar No
- 2025/15050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/328 E., 2024/735 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ...Ticaret Limited Şirketinde ortak olduğu dönemle sorumlu olduğu göz önünde bulundurulmadan düzenlenen ödeme emirlerinin iptalinin gerekmekte olduğunu, davacının ...Ticaret Limited Şirketindeki ortaklığının 09.02.2011-16.06.2011 tarihleri arasında olduğunu, tebliğ edilen ödeme emirlerinin müvekkilinin şirkete ortak olduğu tarihten öncesini ve ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonrasını da kapsamakta olduğunu belirterek, ödeme emirlerinin iptaline ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının Kurum alacaklarından sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 03.06.2022 tarih ve 2021/193 E. 2022/270 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada; ödeme emrine konu alacakların ...Ticaret Limited Şirketi iş yerine ait borçlardan kaynaklandığı, davacının 09.02.2011 tarih ve 5278 sayılı hisse devir ve temlik sözleşmesi ile pay devraldığı, 14.02.2011 tarih ve 2011-02 sayılı ortaklar kurulu kararı ile devrin kabulüne ve devir hususunun şirket pay defterine işlenmesine karar verilerek 22.02.2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, şirketteki hissesini 16.06.2011 tarih ve ... sayılı hisse devir ve temlik sözleşmesi ile ... Düz'e devrederek ortaklıktan ayrıldığı, 29.06.2011 tarih ve 2011-04 sayılı ortaklar kurulu kararı ile devrin kabulüne ve devir hususunun şirket pay defterine işlenmesine karar verilerek 18.07.2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği görülmektedir. Mahkemece yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve açıklamalar çerçevesinde ticaret sicili kayıtları esas alınarak 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi kapsamında sorumluğu belirlenip değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemenin, bu maddi ve hukuki esasları gözetmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve Kanuna aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin borçlu olduğu yönünde tespitte bulunduğu 2011/2,3,4,5 ve 6. dönemlerde; müvekkilin ... Ticaret Limited Şirketinde imza yetkilisi olmadığı, müdür sıfatını haiz olmadığı, şirketi herhangi bir temsil yetkisine haiz olmadığı ve şirketin işleyişi ile ilgili hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı hususları dikkate alınmadan hüküm kurulmuş olması kararın bu yönü ile de hatalı olmasına yol açtığını ileri sürerek bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinin 2 ve 3 fıkraları gereğince davacının payını devir etmesi ve devir almasından sonraki dönemlerde de payını devir ettiği ve devir aldığı kişilerle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu devam ettiğini, bu nedenle de davacının davasının tamamen reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi kararın eksik inceleme ile hatalı olarak tesis edildiğini ileri sürerek bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.