Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9648 E. 2025/14495 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9648
Karar No
2025/14495
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/709 E., 2025/86 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı (eski unvanı ... A.Ş.) .... Paz. Ltd. Şti.'nin prim borçları nedeniyle davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; üst düzey yönetici olan davacının şirketin borçlarından sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Tüm dosya kapsamına göre, Kadıköy SGK merkezi tarafından asıl borçlu şirket .... Ltd. Şti.'nin 2003/10.dönem - 2010/01.dönem arasındaki prim borcu sebebiyle davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin gönderildiği, dosyada mevcut Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde, davacının borçlu şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu, dava dışı şirkette şirketi ilzam açısından imza yetkisini haiz kişinin dava dışı ... olduğu, 10.12.2013 tarihinde yönetim kurulu başkanına tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisi verildiği ve bu yetkinin daha sonradan da devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu, davanın süre ve görev yönünden reddinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava dışı asıl borçlu şirketin 2003/10 - 2010/01 dönem prim borçları nedeniyle yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu anlaşılan davacının üst düzey yönetici olduğundan bahisle gönderilen 10 adet ödeme emri arasında ... ... 19. İş Mahkemesinin kesinleşmiş 2014/144 E. -278 K. sayılı ilamına konu 2008/022945 takip no.lu ödeme emrinin de bulunduğu görülmekle birlikte ödeme emirlerine konu prim borçlarının 2009 yılı dahil zamanaşımına uğradığı, 2010/1. ay prim borcu yönünden zamanaşımına uğramamışsa da anonim şirketin nevi değiştirilmek suretiyle limited şirkete dönüştüğü ve değişiklik sonrası yapılan limited şirket ana sözleşmesine göre şirketin temsil ve ilzamıyla sorumlu müdürün ... olduğu, davacının 5510 sayılı Kanun'un 88/20 kapsamında üst düzey yönetici ve yetkili olmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece; dava dışı şirketin prim borçları nedeniyle davacıya gönderilen ödeme emirlerinden, 2010/1. ay öncesi dönem yönünden davacının sorumlu olmadığına dair yaklaşım isabetli ise de 2010/1. ayına ait prim borcu yönünden davacının sorumlu olduğu açık olup anılan dönem bakımından ödeme emrinin davacının hissesi oranında düzenlenip düzenlenmediği hususu ile 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacaklarından şirket hakkında tahsil edilememe koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğine dair araştırma yapılmadığı, Mahkemece yapılması gereken iş, 2010/024835 E. sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emrine konu amme alacağının dava dışı şirketten tahsil edilememe koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi; bu şartın gerçekleşmiş olması halinde, davacının hissesi oranında sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesi kararı ile davaya konu ödeme emirlerine konu borçların 2009 yılı dahil zamanaşımına uğradığı, 2010/1. ay itibari ile borçların zamanaşımına uğramadığı, 2010/1. Ay borcunu içeren tek ödeme emrinin 2010/24835 takip numaralı ödeme emri olduğu, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında, zamanaşımına uğramayan 2010/1. aya ait prim borçları yönünden davacının hissesi oranında sorumlu olduğu tutulması gerektiği belirtilmiş ise de davacı vekili tarafından 21.05.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan 23.01.2009 tarihli Yönetim Kurulu kararı uyarınca, davacının tüm hisselerini ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve yönetim kurulu üyeliğinin de sona erdiği, nitekim yukarıda belirtilen ticaret sicil kayıtları uyarınca da davacının 2010 yılı itibari ile şirkette hissesinin yani ortaklığının bulunmadığı, yine 2010 yılı uyarınca davacının yönetim kurulu üyeliği sıfatının da bulunmadığı, bu halde 2010/1. Aya konu borç itibari ile davacının sorumlu bulunmadığının açık olduğu gerekçesiyle, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2023/81 30... /9834 Karar sayılı bozma ilamına karşı, Mahkememizin (... 21. İş Mahkemesinin 2020/2 67... /509 Karar sayılı) önceki kararında direnilmesine, davaya konu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370, 3 71... . maddeleri ile 6183 sayılı Kanun'un ilgili madde hükümleridir.

3. Değerlendirme Dava dışı asıl borçlu şirketin 2003/10 - 2010/01 dönem prim borçları nedeniyle yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu anlaşılan davacının üst düzey yönetici olduğundan bahisle gönderilen 10 adet ödeme emrinin 23.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği zamanaşımı defi sunularak süresi içerinde 28.09.2020 tarihinde dava açıldığı, borçların zamanaşımına uğradığı anlaşılmakta olup direnme kararındaki gerekçe gözetildiğinde direnme kararının yerinde olduğu, Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası ve 373. maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9648, K. 2025/14495, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-9648-e-2025-14495-k-7e5a7b494fc3