Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9398 E. 2025/16113 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9398
Karar No
2025/16113
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/314 E., 2024/693 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/156 E., 2022/266 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 11.05.2008- 31.08.2016 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyanla davacının, davalı işyerinde 11.05.2008- 02.02.2013 tarihleri arasında asgari ücret ile sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kabulü ile; davacının davalıya ait ... sicil numaralı işyerinde Kuruma bildirilmeyen 11.05.2008-01.01.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile Kurum kayıtları, bodro ve komşu iş yeri tanık beyanları tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilince tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9398, K. 2025/16113, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-9398-e-2025-16113-k-3a89c90b6275