Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9343 E. 2025/14861 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9343
- Karar No
- 2025/14861
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1245 E., 2025/560 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi SAYISI : 2020/549 E., 2023/166 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı ...'nin ... bölgesinde bulunan iş yerlerinde çalıştığını, ... İş Mahkemesinin 2015/173 E., 2017/19 E., 2017/151 E., 2018/805 E., 2019/932 E. sayılı dosyalarında; davalı ... ile taşeronları arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğuna, davacı ile arkadaşlarının başlangıçtan itibaren davalı ...'nin işçileri olduklarına ve emsali kadrolu işçiye göre yoksun kaldıkları fark ücretlerin ödenmesine karar verildiğini, yargılaması tamamlanan bir kısım dosyalarda sigorta primleri mahsup edilerek davacıya fark ücret ödemelerinin yapıldığını ancak davalı ...'nin, davacıdan kestiği sigorta primlerini Kuruma ödemediğini ve bu konuda davalılara yapılan müracaatlardan da olumlu sonuç alınamadığını belirtmek sureti ile davacının, yargı kararı ile belirlenen ücret farklarından doğan sigorta primlerinin davalı ...'den tahsili ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta primlerinin yatırılmasına ilişkin yasal düzenlemeden kaynaklanan bir sorumlulukları olmadığını, dayanak yargı kararlarında bu duruma ilişkin bir hükümde bulunmadığını, bu nedenle ...'nin davalı olarak gösterilmesinin yerinde olmadığını, Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 13. maddesinin 1. fıkrasına göre iptal işleminin kimin tarafından yapılacağına veya söz konusu işçilerin geçmişteki sigorta primlerinin kimin tarafından ne şekilde hangi yasal düzenlemeye göre belirlenip yatırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını ve bu güne kadar söz konusu işyerinin tescilinin de iptal edilmediğini, görevli ve yetkili Bakanlıktan veya bağlı birimlerinden bu konuda kendilerine ulaşan herhangi bir uyarı, bilgilendirme, talep vs. hiçbir bilgi ve belge de olmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili; husumet, a.hukuki yarar yokluğu ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, b.Mahkemenin sadece SGK mevzuatı açısından değerlendirme yaptığını, dava konusunun SGK mevuzatından kaynaklanan bir sorun olmayıp, Alt İşverenlik Yönetmeliğinden ve diğer davalı tarafından yasal sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklandığını, verilen hükmün yasal düzenlemeye uygun olmadığını ve bozulması gerektiğini beyan etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili; a.Yasanın gereğini uygulayan Kurum yönünden davanın reddi gerektiğini, b.Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, pirime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.