Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8967 E. 2025/13088 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8967
Karar No
2025/13088
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2947 E., 2025/660 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/290 E., 2023/453 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının otelcilik sektöründe olan işveren ... Turizm İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ait ... bünyesinde aşçı olarak çalışmakta iken 26.04.2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında buzdolabını açtığı esnada buzdolabı kapağının davacının üzerine düşmesi neticesinde yere düşerek boynunu koridordaki kapıya vurduğunu, davacının boynundan ve dizinden yaralandığını, kaza nedeniyle boynunda ve dizinde platin bulunduğunu, kaza nedeniyle zararın tazmini açısından açılan Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/243 Esas sayılı dosyasında olayın iş kazası olup olmadığının tespiti için Kuruma yazılan yazıya karşılık Kurum tarafından olayın iş kazası olmadığının belirtildiğini, ancak söz konusu kazanın iş yerinde meydana geldiğini, iş kazası olduğunu, ancak işverenin davacının sigortalılığını bildirmediğini, iş kazasını da bildirmediğini ileri sürerek davacının davalı işverene ait iş yerinde 26.04.2017 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçeside özetle; yetki itirazında bulunarak, davacının müvekkiline ait otelde çalışması olmadığını, otelin Bakanlık ve Vergi Dairesince sürekli denetlendiğini, sigortasız işçi çalıştırılmadığını, çalışması olmadığından iş kazasının da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk itirazlarda bulanarak, iş kazası ile ilgili Kuruma bir bildirim yapılmadığını, ayrıca davacının bir maluliyet talebi de olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ...’ın, 26.04.2017 tarihinde en az bir gün süreyle .... sicil numaralı Otel ... adlı işletmede işveren ...'nın yanında 4/1-a kapsamında çalıştığı ve 26.04.2017 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu olaya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna herhangi bir başvuru olmadığını, SGK denetmeni raporunda olayın iş kazası olmadığının belirtildiğini, davacının olay tarihinde (26.04.2017) ... Devlet Hastanesinin acil bölümüne baş yaralanması şikayetiyle başvurduğunu, davacının yine aynı gün ... ... Devlet Hastanesine düşme sonrası boyun ağrısı ve kuvvet kaybı şikayetiyle başvurduğunu, iki hastane kaydında da iş kazası olarak giriş yapılmadığını, olaya ilişkin tanık ifadelerinde ...'ın olayın hemen ardından acı içinde "platinlerim oynadı" şeklinde konuştuğunu beyan ettiğini, tanık beyanlarında çelişkiler bulunduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında bir hizmet akdi bulunmadığı için iş kazasına dair bir tespit yapılmasının da mümkün olmadığını, ...Emniyet Müdürlüğünce davacının davalının iş yerinde çalışıp çalışmadığının araştırıldığını, 10.12.2018 tarihli araştırma tutanağında ''... isimli şahsın.... isimli işletmede daha önceden çalışmadığı değerlendirilmiştir." şeklinde sonuca varıldığını, davacının olay günü müvekkilin işletmesinde aşçı olarak çalışan arkadaşı ...'ın yanına daha önce de birçok kez geldiği gibi ziyarete geldiğini, o ziyaret sırasında kazanın meydana geldiğini, davacının olay öncesinde trafik kazası geçirdiğini, bu sebeple boynunda ve ayağında platin bulunduğunun tanıklarca beyan edildiğini, davacının geçirmiş olduğu kaza ile ilgili hastanede kolluk kuvvetlerine herhangi bir ifade vermediğini, olayın iş kazası olduğuna ilişkin bir kayıt düşülmediğini, tanık ...’in soyut ve kolluk ile denetmen huzurundaki beyanlarıyla çelişkili beyanı ile bu hususun tespit edilemeyeceğini, ...'ın davalı işveren yanından işten ayrılmasının ardından davalı ile arasında husumet olduğunu, akabinde davalı aleyhine beyanda bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri ile bodro tanık beyanları, tedavi evrakları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8967, K. 2025/13088, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-8967-e-2025-13088-k-468f5a5b7be9