Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8377 E. 2025/16520 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8377
- Karar No
- 2025/16520
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/45 E., 2025/20 K.
İlk Derece Mahkemesi davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/05/2005 tarihinde başlayan çalışmasının dava tarihi itibariyle halen kesintisiz ve sürekli devam ettiğini, 01/05/2005 tarihinden başlayan kesintisiz çalışmasının tespitine, yatırılmayan pirimlerin davalı işyeri tarafından yatırılmasına ve yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında emek-ücret ilişkisinin hiçbir zaman olmadığını, hizmet akdi kurulmadığını, işyeri kiralama yolu ile çeşitli tarihlerde çeşitli işverenler tarafından işletildiğini, işverenler arasında bir bağ bulunmadığını, 2007-2008 yılları arasında işyerinin tadilat, suların akmaması gibi nedenlerle tamamen kapalı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiğini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarını kabul etmediklerini, tespit edilecek bir hizmetin olmadığını, müvekkili Kurum ile davacının hizmet akdi olmadığından ve hak düşürücü sürenin geçmiş olmasından dolayı davanın reddini talep ettiğini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; söz konusu işyerini 01/09/2009 - 30/11/2010 tarihleri arasında işletmeciliğini yaptığını, davacının işyerinde kendi hesabına çalıştığını, davacı ile aralarında hizmet ilişkisine dayalı bir sözleşme olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13/03/2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 13/03/2019 tarihli kararı kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Davacının hizmet döküm cetvelinde talep konusu dönemde 25.04.2008-24.05.2008 tarihleri arasında dava dışı ... Oto. Tur. Tem. Ltd. Şti. işyerinden tam bildirimi bulunmaktadır. Davacının bu çalışmasının fiili olup olmadığı, ... Oto. Tur. Tem. Ltd. Şti. işyerinden 2008/4 ve 5. aylarda bildirimi yapılan kişiler arasından seçilecek bordro tanıkları dinlenmek suretiyle belirlenmeli, bu işyerinden yapılan bildirimin fiili çalışmaya dayalı olduğunun belirlenmesi durumunda 25.04.2008 tarihinden önceki döneme ilişkin talep yönünden hak düşürücü süre gözetilmelidir. Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre yapılacak irdeleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kısmen kabulüne şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hatalı ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verildiğini beyan etmektedir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bir kişi birden fazla işverenin yanında hizmet akdine tabi olarak çalışılabileceğini, hak düşürücü sürenin geçmediğini, Mahkemece hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğini, talebi gibi karar verilmesini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal Haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği göz önünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3.Eldeki dosyada, Mahkemece; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ...'e ait talepler yönünden davanın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve ... Kanunu'nun 86. maddesi 9. fırkası uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından usülden reddine, davacı ...'ın 02/10/2009-31/12/2010 tarihleri arasında davalı ...'e ait iş yerinde, 23/02/2011-24/09/2014 tarihleri arasında (Kuruma bildirilen 08/05/2013-24/09/2014 tarihleri arasındaki süreler hariç) davalı ...'e ait iş yerinde, günün asgari ücreti ile sigortalı işçi olarak kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bozma sonrasında davacının beyanında, hizmet cetvelinde görülen ... Oto. Tur. Tem. Ltd. Şti. iş yerinde çalışmalarını doğruladığı, bu dönemde ara verdiğini beyan ettiği, 25.05.2008 tarihi öncesinde hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek Mahkemece kısmen kabulüne ilişkin karar yerinde ise de sonraki dönem yönünden verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Davacının çalışmış olduğu iş yeri ... Belediyesine ait hamam iş yeri olup, ihaleler ile davalılara belirli dönemlerde işletmesi verilmiş olup, bu dönemlere ait talep dönemlerini kapsayacak şekilde ayrı ayrı bordro tanıkları tespit edilip dinlenmeli, bordro tanıkları yoksa komşu iş yeri tanıkları ile hamama gelen müşteriler belirlenip dinlenmeli, Belediye tarafından denetim varsa tutanaklar ve denetim raporları celp edilmeli, davacının çalışmaları tereddütsüz bir şekilde ortaya konularak karar verilmesi gerekir iken mahkemece yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 2-Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3-Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.