Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8341 E. 2025/14443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8341
- Karar No
- 2025/14443
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1519 E., 2025/1604 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/162 E., 2024/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı iş yeri bünyesinde 2019 Şubat ayından 2019 Eylül ayına kadar pasacı sıfatıyla ekmek bölümünde mesaisi hafta içi ve Cumartesi günleri saat 08:00-19:00, Pazar günleri 23:00-06:00 saatleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı, müvekkilin son ücreti 2.100,00 TL olduğu, ücretini herhangi bir banka kanalı aracılığıyla değil elden aldığı ve sigortasız çalıştırıldığı, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile müvekkilin 2019 Şubat ve 2019 Eylül tarihleri arasında davalının iş yerinde kesintisiz ve tam süreli olarak çalıştığının tespit edilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkil davalının iş yerinde 2019/Şubat-Eylül tarihleri arasında kasacı sıfatıyla ekmek bölümünde kesintisiz olarak çalıştığını iddia ettiği, davacı müvekkil iş yerine gelerek kasada çalışmak için iş başvurusunda bulunduğu ve müvekkil iş veren ile ön görüşme yaptığı, bu başvuru sürecinde yapılan görüşmelerde taraflar iş sözleşmesinde mutabakata varılamadığından iş akdi kurulamadığı, işe başlama bildiriminde bulunamadığı ve davacı da işe başlamadığı için sigorta bildiriminde bulunmadığı, akabinde davacı haksız ve mesnetsiz olan Konya 2. İş Mahkemesi 2020/968 Esas sayılı işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası açtığı ve haklılığını ispat edemediği, her türlü delil sunma hakkımız saklı kalmak koşulu ile davacının haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine mahkeme aksi kanatta ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde davacı dava dilekçesinde hizmet tespitini istediği tarihleri sadece ay olarak belirtmiş olup davacı daha hangi tarihler arasında hizmeti tespit ettirmek istediğini bilmediği, gün olarak bir tarih belirtmeyen davacının dava dilekçesi belirsiz bir talepten ibaret olduğundan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının davasının reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde, ... ve ...’ın beyanlarında davacının çalıştığını doğruladıklarını, yine whatsapp mesajı bulunduğunu, davacı işe aynı vardiyada çalışmayan tanıkların beyanlarının esas alınamayacağını, kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 01.02.2019- 18.09.2019 tarihleri arasında davacının davalı nezdinde çalıştığının tespitine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.. Davacının davalı işyerinde sigorta kaydı bulunmadığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Mahkemenin yazılı hükmü eksik araştırmaya dayanmaktadır. İşyeri 21.02.2018 tarihi itibari ile kanun kapsamında olup mahkemece bir kısım bordro tanıkları dinlenilmiş, gündüz vardiyasında çalışanlar ve komşu işyeri tanıkları genel olarak çalışmayı bilmediklerini beyan etmiş ise de Bordro tanığı ..., ... ve ...'nun beyanlarından davacının gece vardiyasında bir dönem çalışması olduğu anlaşılmaktadır. Bu tanıkların davalı işyerinden bildirimleri ile beyanları karşılaştırılarak değerlendirilmeli, gerekirse bu tanıklar tekrar dinlenilmeli araştırma genişletilerek çalışma süresi belirlenmelidir. 3. Dinlenen bordro tanıklarından ..., davacının pasacı olarak ocağın önünde çıraklık yaptığını beyan etmiştir. Taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının uyuşmazlığa konu dönemde çırak olup olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılmalıdır. Çıraklık ilişkisinde, ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın
öğretilmesi olduğu gözetilmelidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dinlenecek tanıklara davacının çırak olarak sadece meslek öğrenme amacı ile çalışıp çalışmadığı, üretim faaliyetine katılıp katılmadığı hususu da sorulmalı ve davacının çırak olarak çalışıp çalışmadığı da açıklığa kavuşturulmalı, Davacının davalı ile arasında çıraklık sözleşmesi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.