Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7579 E. 2025/11485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7579
- Karar No
- 2025/11485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1447 E., 2025/170 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/482 E., 2022/99 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait olup ... hattında çalışan ... plaka sayılı dolmuşta 02.07.2009 – 31.05.2016 tarihleri arasında çalıştığını, davacının çalışmalarının fer’i müdahil Kuruma bildirilmediğini, 2014 yılında denetimler nedeniyle bildirilmek zorunda kalındığını beyanla davacının 02.07.2009 – 31.05.2016 tarihleri arasındaki eksik çalışmalarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı ticari dolmuşun ... hattında çalıştığını, bu hatta 23 adet dolmuş bulunduğunu, davalının eski tarihlerden beri yurtdışında ikamet ettiğini, hizmet akdi ile ticari aracın anahtarlarını şoför ... ’e teslim ettiğini, uzun zamandır aracın şoförlüğünü bu kişinin yaptığını ve % 20 pay oranı üzerinden ücret aldığını, bu şoförün işi çıkması veya hasta olması halinde durakta yedek şoförlere aracı çalıştırması için teslim ettiğini, davacının da bu şekilde çalıştığını, davacının davalıya ait araçta 02.07.2009 tarihinden 31.03.2016 tarihine kadar aralıksız çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının 19.02.2014 tarihinde işe başladığını, daha öncesinde davalıya ait araçta çalışması olmadığını, 19.02.2014 tarihinden sonra da işe ara ara gelmeye başladığını ve 2015/7 ayında ise işi tamamen bıraktığını, aradan 3 ay geçtikten sonra 01.10.2015 tarihinde işe başladığını ve 31.05.2016 tarihinde işi bıraktığını beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne, davacının davalı işveren ...'e ait fer'i müdahil Kurumda 1472250.35 ss numaralı dosyada işlem gören ... plakalı "minibüs dolmuş taşımacılığı" işi işyerinde 02.07.2009 - 04.07.2015 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz 2.164 gün çalıştığı, 494 günlük çalışmasının fer'i müdahil Kuruma bildirildiği, 1670 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça hizmet süresinin başlangıcı ve bitişi, çalışmanın kesintili olup olmadığı, tam süreli mi kısmi süreli mi olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmamış olmamasına rağmen eksik incelemeye dayanan kararın kaldırılmamasının hatalı olduğu, davacı ile aradaki ilişkinin hasılat kirasına dayandığını, bir an için hizmet akdinin varlığı kabul edilecek olursa dahi davacının çalışmalarının kesintisiz ve sürekli olmadığına, davacının hizmet tespiti iddiasını kesinlikle kabul etmemekle birlikte davacının çalışma olgusu kabul edilse dahi tam zamanlı çalıştığının tespitinin hukuken mümkün olmadığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece yetersiz tanık anlatımları esas alınarak Yargıtayın kararlılık kazanan son uygulamalarının ışığında gerekli kanıtlar toplanılmaksızın hüküm kurulduğunu, çalışmaya ilişkin iddiaların gerçek ve fiili olduğuna dair kesin deliller olmadan karar verildiğini, hak düşürücü süre itirazlarına ilişkin hususların dikkate alınmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.