Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7285 E. 2025/15373 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7285
Karar No
2025/15373
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/82 E., 2025/54 K.

... 25. İş Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteahhitlik yapan davacının, ... ... İlçesi ... Mahallesi'nde yaptığı 4 inşaatla ilgili olarak davalı Kurum tarafından; .... ... sicil numaralı inşaat işyerinden 22.184,86 TL, .... ... sicil numaralı inşaat işyerinden 12.014,51 TL, ... sicil numaralı inşaat işyerinden 49.796,04 TL, 1...6 . ... sicil numaralı inşaat işyerinden 5 .884,49 TL olmak üzere toplam 89.579,90 TL prim tahsil ettiğini ve davacının bu primleri ödemek için, çıkarılan af yasasından ve yeniden yapılandırma yasalarından yararlanıp borçlarını ödemeye çalıştığını, ancak prim borçları hesaplanırken, prim ve faizlerle yapılandırma hükümlerinin Kurumca yanlış hesaplandığını ve davacıdan fazla tahsilat yapıldığını beyanla, fazladan yapılan ödemelerle ilgili olarak şimdilik 1.000,00 TL alacağın, ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde yasaya aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 21.04.2016 tarih ve 2016/3 66... /211 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "mahkemece yapılan inceleme ve dosya içerisinde yer alan kanıtların hüküm vermeye elverişli olmadığı belirgindir. Bu bakımdan, davayı aydınlatıcı tüm bilgi ve belgeler getirtilmeli, uzman bilirkişilerden yöntemince düzenlenmiş rapor alınmalı, öngörülen ilke ve yaklaşım çerçevesinde yapılacak irdelemeyle elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli kararında; davanın reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma sonrası dosyaya gelen Kurumun 18.03.2022 tarihli yazısına göre davacının 4 işyeri için 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan faydalanarak borcunu ödediğinin bildirildiği,öte yandan Mahkemenin kuruma yönelik 03.02.2022 tarihli müzekkeresi ile sorulan, davacı şirketin bu işyerleri için 54 58... sayılı Kanun'un geçici 24. maddesi kapsamında daha önce yapmış olduğu yapılandırmaların bozulmuş olduğunun belirtilmesi halinde o kapsamda yapılmış kısmi ödemelerin mahsubu sonucu bulunan tutarlar üzerinden mi 6111 sayılı kanun kapsamında yapılandırma borç kapsamının belirlendiği hususunun Kurum tarafından açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmakla bu husus da açıklığa kavuşturulmak suretiyle borç miktarları ile işverenin ödediği miktarların uyumlu olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen üçüncü Karar Yukarıda tarih ve asası belirtilen kararında; davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından defalarca yazılan müzekkerelere açıklayıcı ve olayı aydınlatıcı cevap verilmediğini, belgelerin imha edildiği bilgisi ile yetinildiğini, müvekkile ait ... ... nolu işyeri ile ilgili hiçbir hesaplama ve inceleme yapılmadan “fazla ödeme söz konusu değildir” denilerek rapor düzenlendiğini, bu hali ile bu rapora dayanarak hüküm kurulması usül ve yasaya aykırı olduğunu, yapılandırma yapılması durumunda dava açılamayacağı gerekçe gösterilerek hatalı olarak davanın reddedildiğini, taleplerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, taleplerinin yapılandırma sonrasında davalı kurum tarafından yapılan fazla tahsilata ilişkin olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıdan fazla tahsil edilen alacağın, ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7285, K. 2025/15373, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-7285-e-2025-15373-k-076352e459cb