Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/688 E. 2025/8530 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/688
Karar No
2025/8530
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1359 E., 2024/3368 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/323 E., 2022/22 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde 01.07.2019 tarihinden 15.08.2020 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığını, davacının tüm çalışma dönemlerinde düzenli ve aralıksız çalışması olmasına rağmen davalı işveren tarafından sigortasız çalıştırıldığını, bu süreler için sigortalı olarak bildirimi yapılmadığını, davacının aralıksız ve sürekli olarak gerçekleştirdiği davalı işyerindeki hizmet döneminde kendisine haber verilmeden davalı işveren tarafından sigortasız çalıştırıldığını ve bu sebeple davacının sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiğini, bu nedenlerle davacının davalıya ait işyerinde 01.07.2019 - 15.08.2020 tarihleri arasında aralıksız ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Oto Kiralama iş yeri adı altında araç kiralama işi ile uğraştığını, iş yerinde çalışan, müvekkilinin eşi olan .... olduğunu, başkaca herhangi bir çalışan bulunmadığını, davacı tarafın iş yerine birkaç aracını kiraya vermesi için teslim etmiş olup söz konusu araçların araç kiralama işi için kullanıldığını, davacı tarafın araçlarını kiralanması için teslim etmesinin yanı sıra müvekkiline ait iş yerine ara sıra ziyarete çay-kahve içmeye ve ayda birkaç defa para hesabı görmeye geldiğini, iş yerine yeni müşteriler bulduğunu, bulduğu bu müşterileri de müvekkilinin yanına getirdiğini, ayrıca davacının kendi araçlarının bakımını ve araçlarında olan diğer olumsuzlukları da kendisinin yaptırdığını, davacının müvekkilinin eşinin alacaklı olduğu 48.000,00 TL'lik senet hakkında 12.10.2020 tarihinde Uşak 2 İcra Müdürlüğünün 2020/3203 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu hizmet tespit davasının bahsi geçen icra takibinin başlatılmasından sonra açıldığını, bu sebeple davacının söz konusu icra takibinin üzerine tamamıyla kötü niyetli davranarak çalışmamış olmasına rağmen haksız ve yersiz işbu davayı açtığını, davacının, müvekkiline ait iş yerinde çalışması gibi bir durum söz konusu olmadığını, zira böyle bir işçi-işveren ilişkisinin bulunması için müvekkilinin en başında davacıyı ..... Karakoluna bildirmesi ve işyeri çalışanlarına ait kimlik bildirim belgesinin müvekkilinin elinde bulunması gerektiğini, fakat müvekkilinin elinde davacıya ait kimlik bildirim belgesi bulunmadığını, bu durumda davacının müvekkili yanında çalışmadığının en önemli göstergesi olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2-Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, Kurum Uşak İl Müdürlüğünde ....-.. sicil numarası ile kayıtlı ... unvanlı oto kiralama işi iş yerinin 21.10.2020 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, dava dönemlerinde iş yerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında olmadığından Kurum kayıtlarının tetkikinde aylık bildirgelere rastlanılmadığını, iş yeri dosyasına intikal eden durum tespit tutanağı ve rapor bulunmadığını, davacı tarafın çalıştığını iddia ettiği dönem olan 01.07.2019 - 15.08.2020 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı ve tescilli bir işyeri bulunmadığını, kayıtlı ve tescilli bir iş yeri bulunmayan bir yerde davacı tarafın çalışmasının söz konusu olmadığını, açılan dava hizmet tespit davası olup kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen araştırma ilkesi gereğince bir işyerinin olup olmadığı, fiilen çalışmanın olup olmadığı hususları, hizmet akdine tabi bir çalışmanın olup olmadığı hususlarının ve çalıştığı iddia edilen dönemde kişinin diğer sosyal güvenlik kapsamında bir çalışmasının olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bulunan belge içerikleri ve tanık anlatımlarından, taraflar arasındaki ilişkinin bağımlılık unsuru açısından hizmet akdi niteliği taşımadığı, dava konusu dönemde davacının işçi sıfatı ile davalıya ait işyerinde çalışmadığı, davacı tarafca da taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında olduğunun yöntemince ispatlanamadığı, dosyaya sunulan araç teslimine ilişkin belgenin de taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi niteliğini taşıdığına dair davacının iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı kanaatine varıldığı bu kapsamda tarafların aralarındaki ilişkinin araç kiralama akdine dayandığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uşak 1. İş Mahkemesinden verilen 25.01.2022 tarih, 2020/323 Esas ve 2022/22 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının eylemli çalışmasının sübuta ermesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.07.2019 - 15.08.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/688, K. 2025/8530, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-688-e-2025-8530-k-3f87f180d09e