Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6005 E. 2025/15171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6005
- Karar No
- 2025/15171
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2013/759 E., 2014/155 K.
Mahkemesince verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısının 17.07.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde vefat ettiğini, SGK teftiş kurulu Başkanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan rapora göre meydana gelen kazanın iş kazası olup kazanın meydana gelmesinde işveren ... ve diğer davalılar ....Tic. Ltd. Şti ve ...Tic. Ltd. Şti'nin 5510 sayılı Kanun'un 21... /4 maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu, meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirden oluşan Kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Dava dilekçesi ve tensip zaptı, davalıların bildirilen adreslerine tebliğe çıkartılmış olup, çıkartılan tebligatlar iade edilmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2014 tarihli 2013/759 Esas, 2014/155 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece usulüne uygun adres araştırması yapmadan, davalıların adresi araştırılmadan, eksik inceleme sonucu karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 119/1. maddesinde, dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılmış, 119/1. maddesinin (b) bendinde ''davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri''nin bulunması gerektiği belirtilmiş, 119/2. maddesinde ise; 119/1 de sayılan bentlerden (a), (d), (e), (f), (g) bentleri dışında kalan hususlarda eksiklik bulunması halinde hakimin eksikliği tamamlaması için davacı tarafa bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksiklik tamamlanmadığı taktirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir. Bilindiği üzere, usul hükümleri yargılamayı kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla getirilen düzenlemeler olup zorunluluk olmadıkça usuli eksiklik davanın reddi veya açılmamış sayılmasına gerekçe yapılmamalıdır. Somut olaya gelince; Mahkemece yargılama aşamasında davacı Kurum tarafından davalıların dava dilekçesinde belirtilen adreslerine çıkartılan tebligatların iade olması nedeniyle davacı Kurum vekiline davalıların adreslerinin bir haftalık kesin süre içerisinde bildirilmesi için kesin süre verildiği ancak verilen kesin süreye rağmen davalıların tebligata yarar adreslerinin bildirilmediği, davacı Kurum vekiline çıkartılan tebligatta verilen kesin süre içerisinde davalıların adreslerinin bildirilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağının karar verileceğinin ihtar edildiği, tebligatın 21.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği ancak verilen bir haftalık kesin süreye rağmen davalıların tebligata yarar adreslerinin bildirilmediği gerekçelerine dayalı olarak davacının davasının 6100 sayılı HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde, davalıların gerçek adresinin gösterilmesi ve gerekli tebligat giderlerinin verilmesi davacı tarafa ait bir görev ve yükümlülük ise de davalı tarafın adresinin davacı tarafından bilinmemesi veya bilinen adreste davalıya tebligat yapılamaması halinde dosyadaki bilgi ve belgelerden de yararlanılarak davalıların bilinen en son adresinin tespiti için araştırma yapılması, ilgili kamu Kurum ve kuruluşlarından (davalı şirketler yönünden Ticaret Sicil Müdürlüğünden, gerçek kişiler için Nüfus Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden mernis adresinin) sorulması ve bu yolla davalıların tebligat adresinin bulunması, dava dilekçesi ve duruşma oturum gününün davalılara tebliğe çıkarılması işlemlerinin mahkemenin görevi olduğu, mahkemenin kendi görevine giren bu işlemlerin yapılması için davacı tarafa süre veya kesin süre veremeyeceği, ancak adres tespit edildikten sonra tebligat masraflarını yatırması için süre verebileceği kuşkusuzdur. Buna aykırı olacak şekilde Mahkemece, davacı tarafa verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmediği nedeniyle 119/2 maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 119/1-b maddesi, dava dilekçesinde davalı tarafın adresinin hiç yazılmamış olması durumunda uygulama alanı bulabilmektedir. Oysa davacı vekili, dava dilekçesinde tüm davalıların adres bilgilerini bildirmiştir. Bu durumda Mahkemece; yapılan araştırmalara rağmen geçerli adresleri tespit edilemeyen davalıların davalı şirketler yönünden ilgili ... Sicil Müdürlüğünden, davalı gerçek kişi yönünden Merkezi Nüfus İdare Sistemine (MERNİS) kayıtlı adresleri araştırılarak buradaki adreslerine tebligat yapılması sağlanmalı, sistemde kayıtlı adresleri bulunmadığı takdirde; davalılara, Tebligat Kanunu 28. maddesi uyarınca yapılacak araştırma sonucuna göre ilanen tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmalıyken belirtilen hususlar gözetilmeden karar verilmesi, doğru değildir. Belirtilen nedenlerde, Mahkemece gerekli araştırma yapılıp davalıların adresi ilgili ... Sicil Müdürlüğü ve MERNİS adresinden araştırılıp tebligatlar sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme Kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.