Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5961 E. 2025/12436 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5961
- Karar No
- 2025/12436
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2246 E., 2025/162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/106 E., 2023/173 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde: davacının, davalı nezdinde 02.05.1994 tarihinde çalışmaya başladığını, 31.12.2021 Cuma günü de çalışmış olup, hafta tatiline hak kazandığını, 4857 sayılı Kanun'un 46. maddesi ile 01.09.2012 tarih ve 28398 sayılı "İşveren Uygulama Tebliği"ne göre hak kazanılan hafta tatilinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğini, davacının yasal işten ayrılış tarihinin hak kazanmış olduğu hafta tatilinin bitimine denk gelen gün olan 03.01.2022 Pazartesi olması gerekirken, davalı Kurumca yasaya aykırı bir şekilde işlem tesis edilerek, davacının işten ayrılış tarihinin halen çalışmakta olduğu 31.12.2021 Cuma günü olarak bildirildiğini, 2022 yılı kıdem tazminat tavan tutarına göre hesaplama yapılması gerekirken 2021 yılı kıdem tazminat tavan tutarına göre hesaplama yapıldığını, bunların dışında 2004 yılının Eylül ayında davacının tam çalışma yapmış olmasına rağmen primlerinin usulsüz bir şekilde 16 gün üzerinden bildirilmiş olduğunu, 2012-2019 yılları arasında geçici görevlendirmeler kapsamında kendisine ödenmiş harcırahların da sigortaya eksik bildirildiğini belirtmek sureti ile davacının, davalıya ait iş yerinde 01.01.2022 ve 02.01.2022 tarihlerinde de çalıştığının tespiti ile bu süreler için yatırılmayan primlerinin davalı tarafından yatırılmasına ve Kurum kayıtlarının buna göre düzeltilmesine, 09/2004 dönemindeki 14 günlük çalışmasının tespiti ile eksik ödenen 14 günlük priminin ayrıca 2012-2019 yılları arasında ödenen harcırah miktarı ile sigortaya bildirilen ücret arasındaki farkın ve eksik ödenen primin davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının 02.05.1994-31.12.2021 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 02.11.2021 tarihli işten ayrılış ve emeklilik işlemlerinin yapılması talepli dilekçesiyle hak ettiği ücretlerin ödenmesini ve işten ayrılış işlemlerinin yapılmasını talep etmiş olduğunu, davacıya talebinin uygun görülerek onaylandığına, çıkış işlemlerinin yapılacağına, kimlik kartı ile zimmetli eşyalarının teslim edilmesi gerektiğine dair ... Bölge Kan Müdürlüğü kararının 28.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, 31.12.2021 tarihli iş sözleşmesinin anlaşma yolu ile sona erdiğine dair protokolün davacı ile davalı arasında imzalandığını ve davacıya toplam net 273.923,57 TL ödendiğini ve böylece davacı ile davalı arasındaki iş ilişkisinin karşılıklı olarak tüm hak ve borçlar sona ermiş bir şekilde 31.12.2021 tarihinde sona erdiğini, davacının 2004 yılı Eylül ayındaki bildiriminin; ... Kan Merkezi Müdürlüğünün 06.09.2004 tarih ve 170 sayılı Tamimde alınan karar doğrultusunda düzenlendiğini, davacıya 2012-2019 tarihleri arasındaki görevlendirmeler kapsamında harcırah ödemeleri yapıldığını, davacının görevlendirmeye ilişkin prim hesaplamasının 5510 sayılı Kanun'un 80/1-b maddesinde belirtildiği üzere "seyyar görev tazminatı prime esas kazanca tabi tutulmaz" hükmüne uygun olarak yapıldığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın yersiz olduğunu savunarak reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait ... sicil numaralı işyerinde 2004 yılı Eylül ayından 14 gün hizmetinin eksik bildirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; 01.02.2022 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı almakta olan ve Türkiye Kızılay Derneğine bağlı Bursa Kan Merkezi Müdürlüğüne ait ... sicil sayılı iş yerinden adına (bazı aylar 30 günden az olacak şekilde) 02/05/1994-31.12.2021 tarihleri arasını kapsar şekilde hizmet bildiriminde bulunulan davacının; 2004 yılı 9. ayında 13 (diğer nedenler) kodu kullanılmak sureti ile bildirilen hizmet süresinin 16 gün olması ve bu aydaki bildirimsiz kalan 14 günlük sürenin 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde yeniden yapılandırma amacı ile davalının çıkarmış olduğu 06.09.2004 tarih ve 170 sayılı iç tamiminden kaynaklanması, davacının bu ay içerisinde 30 günden az çalıştığına yönelik bir savunmanın olmaması, 01.09.2012 tarih ve 28398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış İşveren Uygulama Tebliğinin; 31.12.2021 Cuma günü iş akdi sonlanan davacıya iş akdinin takip eden ilk iş gününde sonlandığının kabul edilmesini ve 2022 yılı kıdem tazminat tavanından yararlanmasını gerektirecek şekilde bir düzenleme içermemesi, gerek 506 sayılı Kanun'un 77., gerekse 5510 sayılı Kanun'un 80. maddelerine göre görev yolluğunun (harcırahın) sigorta primine esas kazanç miktarına dahil edilmesinin mümkün bulunmaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili, davacının 02.05.1994-31.12.2021 tarihleri arasında çalıştığını, 06.09.2004 tarih ve 170 numaralı tamimdeki karar doğrultusunda Derneğin yeniden yapılandırılması çerçevesinde 4857 sayılı Kanun'a uygun sistem oturtulmaya çalışıldığı için peşin ve her ayın 15. günü ödenen maaşların, çalıştıktan sonra her ayın 1. gününde ödenmesi, bu geçişin 15 Eylül 2004 tarihinde personele ücret ödenmeyerek 1 Ekim 2004 tarihinde 16 günlük ücret ödenmesi daha sonra Kasım 2004 tarihinde 1 aylık geriye dönük ücret ödenerek sistemin bu tarihten sonra oturtulmasına karar verildiğini, 2004 yılı Eylül ayına ilişkin sigorta kayıtlarının bu şekilde yapılmak zorunda kalındığını, davanın tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlanamayan davanın tamamen reddi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde 01.01.2022-02.01.2022 tarihleri arasında çalışmış sayılacağının ve 09/2004 dönemine ilişkin 14 günlük çalışmasının tespiti ile 2012-2019 yılları arasında ödenen harcırah nedeniyle eksik bildirilen prime esas kazancının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.