Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5630 E. 2025/15368 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5630
- Karar No
- 2025/15368
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/306 E., 2025/35 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... San. ve Tic. Lim. Şti. vekili ve fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.03.2007-28.09.2018 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalışmasına rağmen çok az bir süre sigortalı olarak gösterildiğini belirtmek sureti ile anılan tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 06.01.2011 tarihinde kurulması nedeniyle davacının anılan tarihten önce çalışmasının mümkün olmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı ile şirket yetkilisinin birbirlerini yaklaşık 25 yıldır tanımaları ve aralarında kiracılık ilişkisi olması nedeniyle davacının iş yerine kira ödeme veya benzeri sebeplerle gelmiş olma ihtimali bulunduğunu, davacının İşKur işbaşı eğitim programı kapsamında işe alındığını ve 10.08.2016-24.10.2017 tarihleri arasındaki ücret ve sigorta ödemelerinin eksiksiz yerine getirildiğini, davacının el yazılı istifa dilekçesinde de 10.08.2016 tarihinden itibaren çalışmakta olduğunu kabul ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; davacının, davalıya ait iş yerinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdiyle 25.10.2017-20.09.2018 tarihleri arasında asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince davacı ile davalıların ve fer'i müdahil Kurum istinaf başvurularının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum velkili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece; davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde, davacının davalı şirket bünyesinde 01.03.2007-28.09.2018 tarihleri arasında aralıksız çalışma iddiası karşısında mahkemece öncelikle davacının, ... Orman İşletme Müdürlüğü tarafından verilen 01.04.2015 tarihli işe giriş bildirgesi hususunda beyanı alınmalı, hangi işveren nezdinde çalıştığı, çalışmaya ara verip vermediği, başka işyerinde çalışması olup olmadığı, çalışma ve işten ayrılış süreleri sorularak talebi tam olarak açıklattırılmalı, öte yandan dosya kapsamından mimarlık mühendislik mahiyetli ... nolu davalı şirkete ait işyerinin 15.01.2011 tarihi itibariyle kanun kapsamına alınması ve öncesinde dava dışı ...’nun işyerinde işveren olduğunun anlaşılması karşısında dava dışı diğer işveren ...’nun HMK 124. maddesi gereğince davaya dahil edilmesi sağlanmalı, uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait ... tescil nolu işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdiyle 25.10.2017-20.09.2018 tarihleri arasında asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine, davacı adına SGK'ya bildirimi yapılmayan sürelerin bildirim yapılan sürelerle birleştirilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... ... Taah. San. ve Tic. Lim. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada ıslak imzalı aslı bulunan ve davacı tarafından düzenlenmiş 24.10.2017 tarihli istifa dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, davacının evlenme gerekçesi ile kendi rızasıyla işten ayrıldığını, nitekim 12.02.2018 tarihinde evlendiğini, daha sonra yaptığı başvurusuna rağmen işe alınmadığını, maddi durumunun kötü olmasını gerekçe gösteren davacı ile belirli dönemlerde iş yerinin temizlenmesi için şifahi olarak anlaşıldığını, dosya kapsamında hiçbir belge veya tanık beyanı bulunmamasına rağmen bilirkişi raporunda davacının istifa ettikten 1 gün sonra işe başladığının kabulü gerektiğine dair tespitin izahının bulunmadığını, şirketin 2011 yılında kurulduğunu, davacının bu tarihten önce şirkette çalışmış olduğunun düşünülemeyeceğini, dava konusu edilen süre içerisinde bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi davacı adına 01.04.2015 tarihinde ... Orman İşletme Müdürlüğü'nce SGK'ye işe giriş bildirgesi verildiğini, kaldı ki davanın da, davacıyı 10.08.2016 tarihinde İŞKUR işbaşı eğitim programı kapsamında işe aldığını, davanın işten çıkış tarihinden sonra da bankadan para çekme-yatırma yetkisi verildiğine ve işlem yaptığına dair iddiaların gerçek dışı olduğunun ... Bankasından gelen cevap ile anlaşıldığını, dosyada davacının işten ayrılış dilekçesi verdiği tarih ile denetim tarihi arasında şirkette çalıştığını gösterir delil ve emare de olmadığını, davanın reddi gerektiğini beyanla temyiz etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenilen tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığını, Mahkemece gerekli araştırma yapılmadan, davanın esasına ilişkin deliller toplanıp değerlendirilmeden karar verildiğini, davacının uzun bir süreyi kapsayan çalışma iddiasını belgelerle kanıtlaması gerektiğini, yetersiz ve soyut tanık beyanlarına göre karar verilemeyeceğini beyanla temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Somut olayda, davacı tarafından davalı işveren ...'ya vermiş olduğu 24.10.2017 tarihli istifa dilekçesi mevcut olup, bu dilekçeye karşı davacı tarafından imza itirazı yahut irade fesadı hallerinin bulunduğuna dair itiraz edilmemiş olması karşısında 24.10.2017 tarihli istifa dilekçesinin Mahkemece geçerli kabul edildiği ortadadır. Bu tarihten sonra davacının ara verdiği kabul edildiği halde sonrasındaki çalışmalarının başlangıç tarihi yahut istifa ettikten sonra çalışma olup olmadığı hususunda Mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Kurum denetmeni tarafından 21.09.2018 tarihinde yapılan iş yeri denetiminde davacının işe başlama tarihinin 21.09.2018 olduğu ve ücretini beyan etmediği yönünde tespit yapılarak tutanak düzenlendiği anlaşılmakla Mahkemece SGK, vergi, belediye ve emniyet aracılığıyla dava konusu dönemde davalı işyerine işyerine komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek, çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yeterli komşu tanığı bulunamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek komşu işyeri ve çalışanlarının kimler olabileceği hususunda beyanı alınarak çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle bu kişiler dinlenmeli böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. Ayrıca davanın ... aleyhine de ikame edildiği ancak Mahkemece hüküm fıkrasında davalı hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı, bu haliyle HMK m. 297'ye aykırı biçimde infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.