Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5160 E. 2025/8648 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5160
Karar No
2025/8648
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/934 E., 2018/564 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılara gönderilen ödeme emirlerinde takip konusu prim borcunun muhatabı olarak ... Köyü Muhtarlığı yazıldığını, ayrıca elle tebliğ zarfına davacıların isimleri yazılmak suretiyle azalara ödeme emri tebligatı gönderildiğini, takip konusu prim borcunun muhatabının bizzat Köy tüzel kişiliği olduğunu, borcun muhatabı ve sorumlusunun müvekkilleri olmaması sebebiyle husumet düşmediğinden itiraz ettiklerini belirterek davanın kabulüne ve ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.03.2013 tarihli kararı ile davacılara gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.İlk Bozma Kararı Mahkemenin 20.03.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce, "Davaya konu ödeme emirlerinin kime ve hangi tarihte tebliğ edildiklerine ilişkin bilgi ve belgeler dosyada bulunmamaktadır. Geri çevirme kararı üzerine Kurumca düzenlenen bila tarihli tutanakta ise; davacılara gönderilen tebligatların tebliğ alındılarının hiçbirinin müdürlüğe dönmediği, PTT’nin resmi internet sayfasından kontrol edildiğinde “ muhataba bizzat teslim edildi” ibaresinin görüldüğü belirtilmiştir. 6183 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, aksine bir hüküm bulunmayan hallerde bu kanuna tabii tebligatların Vergi Usul Kanun’u hükümlerine göre yapılacağı belirtilmiş ise de, davaya konu prim alacağı gibi Vergi Usul Kanun’u hükümlerine girmeyen alacaklara ilişkin tebligatlar 7201 sayılı Tebligat Kanun’u hükümlerine göre yapılacaktır. Mahkemece, öncelikle davaya konu edilen ödeme emirleri tarafların da beyanları alınmak suretiyle tek tek açık ve net bir biçimde belirlenmeli, belirlenen bu ödeme emirlerinden davaya konu edilenlerin davacılara tebliğine ilişkin tebligat alındı belgeleri Kurumdan celp edilmeli, ödeme emirlerinin kesinleşip kesinleşmediği ve davanın süresinde açılıp açılmadığı denetlenip sonucuna göre yargılama yapılarak bir karar tesis edilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmayla yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 12.01.2017 tarihli kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 12.01.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Bozma ilamının gerekleri kısmen yerine getirilmemiştir. Davacılar vekilinin talebi, bir kısım evrak numaraları belirtilmek suretiyle 2009/.... nolu ödeme emrinin iptaline ilişkin olup, dosya kapsamı incelendiğinde, iptaline karar verilen 14.173.281, 14.162.949, 14.162.160 evrak numaralarının 2009/.... nolu ödeme emrine değilde, 2009/.... nolu ödeme emrine ait olduğu anlaşıldığından, davaya konu edilen ödeme emirlerinin tek tek açık ve net bir şekilde belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 2009/... takip nolu dosyada davacılara gönderilen evrak nosu 14.167.655, 14.161.603, 14.166.251, 14.175.193 olan ve 2009/... takip nolu dosyada davacılara gönderilen evrak nosu 14.173.281 ve 14.162.160 olan ödeme emirlerinin iptaline; davacıların haksız takipten dolayı talep etmiş oldukları % 40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "Davacı vekili 18.05.2018 düzenleme tarihli, 24.05.2018 havale tarihli dilekçesiyle iptalini istedikleri ödeme emirlerinin takip ve evrak numaralarını açıklamıştır. Mahkememizdeki somut davanın yapılan incelemesinde: Davacının iddiası davalının beyanları, SGK' dan ve ... Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğünden gelen belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davacılardan ...'ye 14.167.655 evrak nosu ile 2009/... takip numaralı ve 14.173.281 evrak nosu ile 2009/... takip numaralı, davacı ...'a 14.169.789 evrak nosu ile 2009/... takip numaralı ve 14.162.949 evrak nosu ile 2009/... takip numaralı, ...'e 14.161.603 evrak nosu ile 2009/... takip numaralı ve 14.162.160 evrak nosu ile 2009/... takip numaralı, davacı ...'a 14.166.251 evrak nosu ile 2009/... takip numaralı ve 14.165.789 evrak nosu ile 2009/... takip numaralı, davacı ...'a 14.175.193 evrak nosu ile 2009/... takip numaralı ödeme emirlerinin gönderildiği ve tüm davacılara 01.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği davanın tebliğ tarihleri baz alındığında davanın süresinde olduğu, davacıların ihtiyar heyeti azaları oldukları ve bu nedenle köy muhtarlığına ait olan prim borçlarından dolayı sorumlu tutulamayacaklarından bahisle, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ettikleri, 442 sayılı Köy Kanunu'nda köy muhtarının, ihtiyar heyetinin ve azaların görevlerinin açıkça hükme bağlandığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 87.maddesinde prim ödeme yükümlülerinin belirtildiği, buna göre köy ihtiyar heyeti azasının köy tüzel kişiliğini tek başına temsil ve ilzama yetkisinin bulunmadığı ve davacı ihtiyar heyeti azalarının bundan sorumlu tutulamayacağı (Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 2011/5669 Esas 2012/8769 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere) anlaşılmakla davacıların davasının kabulü ile davalı Kurum tarafından 2009/... ve 2009/... takip numaralı takip dosyalarından davacılara gönderilen ve aşağıda hüküm kısmında evrak numaraları belirtilen ödeme emirlerinin iptaline; 5510 sayılı Yasa'nın 88/18 maddesinde SGK aleyhine kötü niyet tazminatı verilemeceği belirtildiğinden, davacıların haksız takipten dolayı talep etmiş oldukları % 40 tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerektiği" belirtilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” denildiğini, Kurumca yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğunu,davacıların davaya konu ödeme emirlerinden sorumlu olduklarını, aksi yönde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali ile kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5160, K. 2025/8648, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-5160-e-2025-8648-k-740def0656a2